T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri :: Başlığı Görüntüle - Süt Sığırı Yetiştiriciliği
T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri
Site içi Arama
Süt Sığırı Yetiştiriciliği

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri Forum Ana Sayfası -> Hayvansal üretim
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
melintos
Teknisyen
Teknisyen
$username

Kayıt: Dec 20, 2006
Mesajlar: 361

MesajTarih: Pts May 21, 2007 12:18 pm    Mesaj konusu: Süt Sığırı Yetiştiriciliği Alıntıyla Cevap Ver

Entansif Süt Sığırı Yetiştiriciliğinde Altlık Materyallerin Kullanımı, Önemi ve Çeşitleri

indir
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!




Sığırlar Stresleri İle Nasıl Baş Etsin?...


--------------------------------------------------------------------------------
DDünyada Obezite rahatsızlığın artması ile her geçen gün önem kazanan egzersiz ve yürüyüşün inekler için de çok faydalı olduğu tespit edildi. Artık ineklerimiz sağlıklarına kavuşmak için ataları gibi davranarak geniş otlaklarda yürüyecek ve streslerinden arınacaklar..

--------------------------------------------------------------------------------


Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Ör-KOOP tarafından süt sığırları üzerinde yapılan bir araştırmada ineklerin de en küçük olaylardan etkilenip strese girdikleri tespit edildi. Aynı araştırmada ise serin yerde yaşayan ve günlük yürüyüşünü yapan ineklerin daha az strese girdikleri ve süt veriminin yürümeyen ineklere oranla daha yüksek olduğu tespit edildi.


İnsanlarda olduğu gibi özellikle Akdeniz İkliminin yaşandığı bölgelerde yaz mevsiminde süt sığırlarında da iklime bağlı olarak ciddi psikolojik rahatsızlıkların görüldüğü tespit edilen araştırmada, ineklere uygun ortam sağlanmadığı durumlarda süt veriminin yüzde 3 ile yüzde 31 oranında düştüğü belirlendi. Süt sığırlarında strese neden olan konuların başında ineklerin bağlı tutularak günlük egzersizlerden uzak kalması olduğu belirtilen araştırmada "Hayvanların bağlı tutulmaması yaz ve kış aylarında yaşanacak stres faktörlerini azaltmada önemli rol oynamaktadır. Süt sığırlarında beklenen verim ancak onlara ideal çevre koşullarının sağlanmasıyla mümkündür. Bu nedenle hayvanlarından yüzde yüz verim almak isteyen üreticilerimiz hayvanlarına uygun ortamı hazırlamalıdır. Günlük yürüyüşünü yapan inekler bapğlı tutulan ineklere oranla daha çok süt vermekte ve buzağıları da daha sağlıklı doğmaktadır" denildi.

_________________
Allah cc gülleri yakanızı bırakmasın
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
REKLAM BOTU

Bu Site Google Adsense ile Gelir Elde Ediyor.Destek icin Reklamlari Ziyaret Ediniz







Tarih: Google Reklamları Veya Bireysel Reklamlar    Mesaj konusu: Sizde Bu Alana Reklam Verebilirsiniz !



Başa dön
acarserpil
1 Dekar Arazi
1 Dekar Arazi
$username

Kayıt: Jul 27, 2007
Mesajlar: 2
Nereden: ADANA

MesajTarih: Çrş Ağu 15, 2007 3:18 pm    Mesaj konusu: Re: Süt Sığırı Yetiştiriciliği Alıntıyla Cevap Ver

Merhaba,

Öncelikle kendimden bahsetmek gerekirse ben 2006 tılı çukurova üniversitesi gıda mühendisliği bölümü mezunuyum.Kurmayı düşündüğüm 200 baş hayvancılığı süt sığırcılığı ve süt işleme ünitesi projem için teknik anlamda desteğe ihtiyacım var.Sizde takdir edersinizki gıda eğiti sadece işleme teknolojisini kapsamaktadır. Ama ben bu konuda araştırmalar yaparak kendimi geliştirerek fikrimi yatırıma dönüştürmek istiyorum.Açıkçası süt sığırcılığı konusunda teknik bilgi ve tecrübem yetersiz olduğu için bu konuda siz büyüklerimin tecrübelerini benimle paylaşmalarını temenni ediyorum.
Süt sığırcılığı konusunda teknik anlamada çok yetersiz bilgiye sahibim araştırmam gereken o kadar cok sey varki bir türlü plan yapamıyorum.Coğu zaman araştırdığım bilgiler içinde boğuluyorum.Bana yol gösterici bilgiler sunarsanız çok memnun olurum.

Proje hakkındaki düşüncelerimden bahsedecek olursam mevcut özkaynağım çok az projenin sermayesinin büyük bir bölümünü devlet tesvikleri, hibe programları ve kredilerden karşılamayı düşünüyorum.Bunun için banka kredilerini araştırıyorum.Kırsal kalkınma proje örneklerini inceliyor ve uygulama klavuzlarını okuyarak proje başvuru tarihlerini takip ediyorum.Tabi farkındayım ki bunun çin önce bir fizibilite raporu hazırlamam lazım.Sizden ricam süt sığırcılığı fizibilite etüdü kapsamında yer alması gereken bilgiler ne olmalıdır bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim.Hatta elinizde mevcut fizibilite ve örnek ahır planları örnekleri varsa yol gösterici olması açısından gönderirseniz çok memnun olurum.
Ayrıca yaralanabileceğim tesvik ve krediler hakkında da detaylı bilgiye ihtiyacım var.Son olarak süt sığırcılığının püf noktaları olarak değerlendirilebilecek kriterleri bana bildirirseniz çok memnun olurum.

Günümüzde işsizliğin hakim olduğu kalifiye elemana gereken önemin verilmediği işletmelerde kalifiye elemana 10 kişinin işinin yüklenip kendi işinde gelişmesine imkan verilmediği bir işletmede çalışmak istemeyen ve kendi iş girişimde buluni köreltmek istemeyen birinden ve kendini geliştirmek isteyenlere istihdam olanağı sağlayacak projem için yardımlarınızı esirgemezseniz çok memnun olurum.

İlginize şimdiden çok tesekkür ederim.

Saygılarımla

İyi Çalışmalar
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
nesli_hn
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Jan 11, 2007
Mesajlar: 97

MesajTarih: Prş Ekm 25, 2007 10:30 pm    Mesaj konusu: Re: Süt Sığırı Yetiştiriciliği Alıntıyla Cevap Ver

SÜT SIĞIRLARINDA ÜREMENİN DENETLENMESİ

ÜREMENİN DENETLENMESİ
Üremenin denetlenmesi amacıyla kullanılan yöntemler şunlardır:
1) Yapay Tohumlama:
Yapay tohumlama tekniği ana hatlarıyla; erkek damızlıklardan çeşitli yöntemlerle elde edilen spermanın sulandırılarak çok sayıda doza bölünmesinden sonra yine türe göre değişen yöntemlerle dişi hayvanlara verilmesi ve gebeliğin sağlanmasıdır.
Yapay tohumlama uygulaması, erkek damızlığın bir ejekülatı ile fazla sayıda dişi hayvanın tohumlanmasına olanak sağlayarak erkek hayvanlarda seleksiyon entansitesini, buna bağlı olarak da seleksiyon üstünlüğünü artırmaktadır.
Erkek hayvanlardan damızlık çağına ulaşmalarından daha önce sperma toplamak, bunun bir bölümünü döl kontrolü için kullanıp diğer bölümünü dondurarak saklamak mümkündür. Böylece bir yandan erkek hayvanlar erken yaşta damızlıkla kullanılarak generasyonlar arası süre kısaltılmış olurken, diğer yandan bu hayvanları döl kontrol sonuçları alınıncaya kadar elde tutma zorunluluğu ortadan kalktığından geniş çapta tasarruf sağlanmış olur. Ayrıca, bazı hastalıkların ve özellikle cinsel hastalıkların denetimine olanak sağlaması, ucuz olması, beraberinde iyi bir boğanın sürüde bulundurulma zorunluluğunu ortadan kaldırılması gibi avantajları vardır. Son olarak yapay tohumlama, eksogen hormonlarla kızgınlığın denetimi ve embriyo transfer çalışmalarında temel gereklerinden birisi olması nedeniyle de büyük öneme sahiptir. Bilindiği gibi yapay tohumlama, en yaygın olarak süt sığırcılığında uygulanmıştır. Bunun nedeni; süt sığırlarının ahırda yetiştirilmesi, yetiştiricilerle düzenli olarak ilişki kurulması ve sığır spermasının toplanmasından kullanılmasına kadar geçirdiği tüm evreler için uygun tekniklerin geliştirilebilmiş olmasıdır. Yapay tohumlamanın et sığırcılığında, yaygın olarak uygulanmayışının nedeni, et sığırcılığının büyük ölçüde meraya dayalı olarak yapılmasıdır (Anonim, 2007).
2) Üremenin Hormonlarla Düzenlenmesi:
Üreme hormonu kullanmanın ana amacı, birim süreç içinde fertiliteyi ve buna bağlı olarak verimliliği en yüksek düzeye çıkarmak şeklinde özetlenebilir. Fertilitenin iyileştirilmesini genelde çiftleştirmenin istenilen zamana göre düzenlenmesi ve üreme aralığının kısaltılması ve/ya da birim doğumda yavru verimin arttırılması şeklinde ortaya çıkacaktır. Doğal olarak, hormonların bu işlevi, hayvan ıslahında en etkili araç olarak kabul edilen yapay tohumlamanın etkinliğini de arttıracaktır (Kaymakçı, 2001).
Sığırlarda başlıca hormon uygulama teknikleri şunlardır:

a) Prostaglandin F2a Yöntemi:
İneklerde PG’ lerle seksüel senkronizasyon için, siklusun değişik evrelerinde, çeşitli seçenekler oluşturmak mümkündür. Bu çerçevede (Alaçam ve ark., 1990).
- Rektal palpasyon (CL +) + 1 PG + Östrüsü izleyerek tohumlama
- Rektal palpasyon (CL +) + 1 PG + 80. saatte tohumlama
- Rektal palpasyon (CL +) + 1 PG + 72. ve 96. saatlerde tohumlama
- 2 PG (11 gün arayla) + Östrüsü izleyerek tohumlama
- 2 PG (11 gün arayla) + 80. saatte tohumlama
- 1 PG + 5 gün östrüsü gözlemek, gösterenlere tohumlama + östrüs
göstermeyenlere 2 PG + 72. ve 96. saatlerde 2 defa tohumlama veya 80. saatte
tek tohumlama, uygulamaları denenebilir.

En uygunu kızgınlık döngüsünün farklı günlerinde, 10-12 gün ara ile iki defa PGF2a enjekte etmektir. Enjeksiyondan sonraki 2-4 gün içinde ineklerin çoğu kızgınlık gösterir. Kızgınlık gözlenmediği takdirde enjeksiyonu izleyen 96. saatte çiftleştirilmelidir. Düvelerde ise PGF2a’ nın bir kez enjeksiyonu yeterlidir (Kaymakçı, 2001).
Araştırmalar PG’ lerle senkronize edilen hayvanlarda fertilite rakamlarının normal siklusları düzensiz ve patolojik olan hayvanlarda başarılı olamayacağı gibi bu gibi durumlarda uygulaması doğru değildir (Alaçam ve ark., 1990).
b) Syncro-mate B (SMB) Yöntemi:
Bu uygulamada, önce yapay bir progesteron türevi olan norgestamet içeren implantlar, kulak arkasına deri altı olarak 9-11 gün süreyle uygulanır. İmplantasyon anında kas içine 3mg. Norgestomet ve 5mg. Estradiol valerate karışımı da enjekte edilir. Süre sonunda, implantların yerlerinden alınmasından 2-3 gün sonra da ineklerde kızgınlık gözlenmekte ve çiftleştirilmektedir. Bu uygulamada implantların alınmasından sonra kas içi 400-700 U.B. (uluslararası birim) GKSH enjekte edilir. Çiftleştirme kızgınlık belirtilerini beklemeksizin de yapılabilir. Bu durumda inekler implantların alınmasından ve GKSH enjeksiyonundan 48-72 saat sonra tohumlanır ya da boğaya verilir. Düvelerin bir tek tohumlanması yeterli olabilir.
Bu yöntemde implantların yerleştirilmesi buzağılamadan en az 45 gün sonra yapılır. Düvelerde ise ergin ağırlığının %65-75’ ine ulaştıkları zaman uygulanır (Kaymakçı, 2001).
c) Vaginal Yöntem:
Bu yöntemde progesteron hormonu vaginaya yerleştirilen bir aygıtla hayvana verilir. Bu aygıt paslanmaz çelikten bir spiraldir ve silikon lastik bir tabakayla kaplanmıştır. Silikon lastik tabaka, 5mg. Estrodiol ve 30 mg. Progesteron hormonu içerir. Aygıt 12 gün süreyle vaginada bırakılır. Gözlenen kızgınlıkla ya da 56 ve 74 saat sonra kızgınlık belirtileri gözlenmeksizin tohumlama yapılır (Kaymakçı, 2001).

3) Embriyo Aktarımı:
Embriyo aktarımı teknik bir işlem olup, verici anadan taşıyıcı anaya döllenmiş ve gelişmekte olan embriyonun aktarılmasıdır (Öztürk ve Göncü, 1996).
Embriyoların elde edilmesi:
- Verici ve taşıyı anaların özellikleri: Verici hayvanların üstün genotipik özellik yanı sıra fertilitesi normal olanlar arasından seçilmeli ve enfeksiyonlara karşı tarama ve aşılamalar yapılmalıdır (Alaçam ve ark., 1990). Taşıyıcı hayvanların üstün genotipik özellik taşımasına gerek olmamasına karşın fenotipik olarak verici hayvanlara yakın özellik göstermesi doğum esnasında, herhangi bir güçlük çıkmaması açısından önem arzetmektedir. Ayrıca düzenli bir üreme döngüsüne sahip olması ve genital organlarında herhangi bir rahatsızlık veya anormallik olmamasına dikkat edilmelidir (Öztürk ve Göncü, 1996).
- Kızgınlığın senkronizasyonu: Kızgınlıkların eşlendirilmesine prostaglandinler ya da progestagenler kullanılır. Sığırlarda prostaglandinler ya da benzerleri, kas içi enjeksiyonlarla verilebilir. Progestagenler ise ağız, deri altı implant, kas içi enjeksiyon ya da vaginal süngerlerle uygulanabilir (Kaymakçı, 2001).
- Vericilerin çoklu yumurtlatılması: Kullanılan hormonlar: GKSH, KPH, FSH ve LH’ dır. Sığırlarda GKSH dozu 2000+- 500 U.B. dolayındadır. Ancak yaşlı ve iri ineklerde bu doz biraz daha yüksek tutulmalıdır. Verici ve alıcıda kızgınlık eşlendirilmesine gerek duyulmazsa kızgınlık döngüsünün 16. saatinde, eşlendirilecekse son son prostaglandin enjeksiyonundan 40-48 saat önce GKSH uygulanır (Kaymakçı, 2001).
- Vericilerin Tohumlanması: Verici hayvanlar, doğal aşım, yapay tohumlama ya da operatif olarak spermanın doğrudan kornu uterilere verilmesiyle döllenebilir. Yapay tohumlamada son prostaglandin enjeksiyonundan 48 ve 72 saat sonra 2 doz tohumlanır (Kaymakçı, 2001).
- Döllenmiş yumurtanın sağımı ve kültürü: inekte embriyoların elde edilmesi için en uygun yöntem uterusun vaginal yöntem ile yıkanmasıdır. Bu işlem çoğunlukla östrüsü izleyen 4-7. günlerde, embriyolar morula/erken blastocyst döneminde iken yapılır. Gerek uterusun yıkanması, gerekse embriyonun nakline kadar kısa bir süre saklanması için değişik vasatlar kullanılmaktadır. Elde edilen yıkantılar steril cam mezürler, petri kutuları veya seperatör huniler içinde 30 dk kadar 37°C su banyosunda dinlenmeye bırakılır (Alaçam ve ark., 1990).
- Embriyoların değerlendirilmesi: Embriyolar stereomikroskop altında 12 veya 15 kez büyütülerek aktarılabilir olanlar ayrılır. Bu aşamada cinsiyet kromotini sayesinde sex tayini yapılabilmektedir (Öztürk ve Göncü, 1996).
- Embriyo aktarımı: Sığırlarda EA, günümüzde operatif olmayan yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemle yapay tohumlama payetlerine alınan embriyolar, pistole ile rekto-vaginal yöntemle kornu uterinin ucuna doğru yavaşça enjekte edilir (Kaymakçı, 2001).
- Alıcıların bakımı: EA yapılan hayvanlara fazladan bir özen gösterilmez. Ancak EA sonrasında bu ineklerin sürekli olarak izlenip gebe olup olmadıkları tesbit edilmelidir (Öztürk ve Göncü, 1996).

4) Genetik Klonlama:
Memeli hayvan yetiştiriciliğinde tanımlamak gerekirse; genetik özdeş yavruların üretilmesi olarak tanımlanır (Kaymakçı, 2001).
Sığırlarda tarihçesinden bahsedecek olursak: 1984’ te, Steen Willadsen, olgunlaşmamış koyun embriyo hücrelerinden yaşayan bir kuzu klonladığını açıkladı. Daha sonra Willadsen, inek, domuz, keçi, tavşan ve rhesus maymunu da kullandı. Bu deneylerde çok hücreli koyun embriyosundan çekirdek alınıp yumurta hücresine aktarılıyordu. Daha sonra hücre bölünmesi başlıyor, fetus oluşuyor ve gelişme devam ediyordu. 1994’ te, daha gelişkin embriyo hücrelerinin ilk klonlamasını Neal First gerçekleştirdi. En az 120 hücrelik buzağı embriyosu klonlandı. Bu çok hücreli inek embriyosunun çekirdeği çıkarıldı ve çekirdek yumurta hücresine aktarıldı (Anonim, 2007). Ocak 1998’ de, ABD’ de Advanced Cell Technologies (ACT) adlı biyoteknoloji şirketinden araştırmacılar, gen aktarımlı (genleriyle oynanmış) buzağılar klonlamayı başardılar. Araştırmacıların amacı, sütünde insanların kullanımı için ilaçlar bulunan buzağılar yaratmaktı. Ağustos 1998’ de ,Yeni Zelanda’ dan araştırmacılar, az bulunan özel bir cins ineği klonlamayı başardılar. Aralık 1998’ de, Japon araştırmacılar yetişkin bir inekten sekiz buzağı klonlamayı başardılar. Araştırmacılar bu deneyi %80 başarı ile gerçekleştirmişlerdir (Zülal, 2004). Türkiye’ de de halen çalışmalar sürmektedir.
Klonlama Teknikleri: memeli hayvanlarda genetik klonlama birçok teknikle gerçekleştirilmektedir. Bunlardan embriyo bölünmesi ve çekirdek aktarımı tekniklerinde embriyonik gelişimin erken döneminde ya da farklılaştırmanın başlamak üzere olduğu dönemde embriyonik kök hücrelerinden yararlanılmıştır. Genetik klonlama adı verilen teknikte ise farklılaşmanın ileri derecelerinde olan hücreler bir başka deyişle ergin hayvan hücreleri çekirdek vericisi olarak kullanılmıştır (Kaymakçı, 2001).

SONUÇ:
Birim hayvan başına daha çok yavru elde etmek, yıl içinde birden fazla doğum sağlamak, yaşam süresinde daha çok yavru yetiştirmek, erkek hayvanların daha verimli bir şekilde değerlendirilmelerini sağlamak, kaliteli, yüksek verimli ve bir örnek yavrulara sahip olmak ve yavru kayıplarını azaltmak için üremenin belirli periyotlarda gerçekleşmesini sağlamak gerekir (Alaçam ve ark., 1990).






Kaynaklar:
- Alaçam, E., Deveci, H., Dinç, D.A., Gökçen, H., İzgür, H., Kılıçoğlu, Ç., Küplülü, Ş., Şenünver, A., Tekin, N., Yurdaydın, N., 1990, Theriogenoloji, Evcil Hayvanlarda Reprodüksiyon Sun’ i Tohumlama Obstetrik ve İnfertilite, Nurol Matbaacılık A.Ş., Ankara, Sf: 71-72
- Anonim, 2007, Evcil Hayvanlarda Üreme ve Hayvansal Üretim
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

- Anonim, 2007, Klonlama Tarihçesi,
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

- Kaymakçı, M., 2001, Üreme Biyolojisi, Ege Üniversitesi Basımevi Yayın No:503, Sf: 155-184
- Kaymakçı, M., Taşkın, T., Önenç, A., 1990, Süt Sığırlarında Üreme, Tarım İl Müdürlüğü, Sf: 3
- Özkütük, K., Göncü, S., 1996, Üreme Biyolojisi, Ç.Ü. Ziraat Fakültesi, Ofset Atölyesi, Genel Yayın No:143, Ders Kitapları Yayın No: 46, Sf: 154-166
- Uygur, A. M., 2007, Sürü Yönetiminde Döl Verim Düzeyini Gösteren Ölçütler, Çiftçi Broşürü, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Yayın No: 114
- Zülal, A., 2004, Klonlama Uygulamaları,
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
nesli_hn
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisi
$username

Kayıt: Jan 11, 2007
Mesajlar: 97

MesajTarih: Cmt Ekm 27, 2007 10:08 pm    Mesaj konusu: Re: Süt Sığırı Yetiştiriciliği Alıntıyla Cevap Ver

Dişi sığırlarda döl verimi özelliklerinin süt verimine etkileri

DİŞİ SIĞIRLARDA DÖL VERİMİ ÖZELLİKLERİNİN SÜT VERİMİNE ETKİLERİ


Döl verimi; sığır yetiştiriciliğinde verimliliği (süt ve buzağı verimi) etkileyen önemli faktörlerden biridir. Süt verimi ile bire bir ilişkilidir. Hayvancılığı gelişmiş ülkelerde döl verimi problemlerinin ekonomik yönüyle ilgili çok sayıda çalışma yapılmış ve hayvancılık işletmeleri için en ideal ölçüler saptanmaya çalışılmıştır. Yani bir hayvandan yada sürüden en fazla kazancın hangi koşullarda sağlanacağı ortaya çıkarılmıştır. Hayvancılıkta verim hayvanlara sağlanan çevre şartlarına ve hayvanın genlerine bağlı olarak değiştiği için her iki durum da insan müdahalesiyle, hayvanın kapasitesine bağlı olarak yönlendirilmektedir. İşte bu sebeple döl veriminde yaşacak olan kayıplar ağır ekonomik bedellere yol açmaktadır. Böyle bir durumda işletmenin karlılığı azalır.
Buzağı doğumundan itibaren ister et, ister süt verimi yönünde (yada her iki yönde) damızlıkta kullanılmak için yetiştirilmektedir. Gelişme özelliklerini; genotipinin elverdiği ölçüde, yetiştiricinin sağladığı şartlara bağlı olarak gösterir. Döl verimi özelliği olan İlk defa damızlıkta kullanma yaşı; hayvanın buzağılayacağı zaman hangi yaşda olacağını yani ilk defa ne zaman tohumlanması gerektiğini ortaya koyar. İlkine buzağılama zamanı; hayvan genotipi ve sürü yönetimiyle ilgilidir. Hızlı büyüyen ve gelişen genotipler ve bunların dahil olduğu ırklar daha erken yaşlarda damızlıkta kullanma yaşına ulaşırlar. Siyah Alaca, Esmer, Simental gibi ırklar 15-16 aylık yaşta ilk kez tohumlanabilirler. Genelde düvenin ilk kez tohumlanması için ergin yaş ağırlığının 2/3 üne erişmesi istenir. Örneğin ergin yaş ağırlığı 600 kg olan bir kültür ırkında damızlıkta kullanma yaşı 400 kg ağırlığa eriştiği yaştır. Zaten doğru bakım ve besleme yapıldığında bu döneme 15-16 aylarda ulaşır. İlk defa buzağılayana kadar geçen dönem hayvanın süt açısından verimsiz dönemidir. Bu dönemin gereğinden uzun yada kısa olması işletmenin kazancını azaltır. İlkine damızlıkta kullanma yaşı ile süt verimi arasında önemli bir ilişki vardır. 24 aylık yaştan önce buzağılayan ineklerin düşük süt verdikleri, ilk buzağılama yaşının 30 aylık olana kadar süt veriminde artma gözlendiği çeşitli araştırmalarda bildirilmektedir. İlkine tohumlama yaşı ve canlı ağırlık arttıkça laktasyondaki süt verimi artmaktadır.
İki buzağılama arası süre buzağılama aralığıdır. Bu dönemin 365 gün olması idealdir. Yani her ineğin yılda bir sağlıklı buzağı doğurması, yaklaşık 60 gün kuruda kalması (soğulması-soğutulması-sütten bırakılması-sağılmaması) ve ortalama 305 gün sağılması sığır yetiştiriciliğinde temel hedeflerdendir. Buzağılama aralığının 360 günden kısa veya 385 günden uzun olmaması gerekir. Çünkü her iki durumda da ekonomik kazanç azalır.
Bununla beraber hayvan buzağıladıktan sonra tekrar gebe kalabilmesi için belli bir süre geçmesi şarttır. Bu süre içinde döl yatağı bir başka gebeliğe hazırlanmaktadır. Yeni gebelik için ortalama 6 haftalık bir sürenin geçmesi gerekir. Bu süreye kadar olan dönemde de bazı inekler kızgınlık gösterir ve tohumlandığında gebe kalır, fakat döl yatağının gebeliğe henüz hazır olmaması nedeniyle embriyo döl yatağına tutunamaz ve yavru atmalarla da karşılaşılır. Yılda bir sağlıklı buzağı almak için; gebelik süresinin 280 gün olduğu dikkate alındığında gebelikle sonuçlanması gereken tohumlamanın en erken 60. günden sonra yapılması gerekir. Bu süre uzarsa ekonomik kazanç azalır.
Buzağılamayla ilk tohumlama arası sürenin süt verimine etkisi vardır. Buzağılamayı takiben üreme organları bir dinlenme ve yenilenme periyoduna girer. Gebelikle beraber hormon salgı sisteminde değişmeler olur. İlerleyen gebelikle birlikte günlük süt veriminde azalma gözlenir
Buzağılama ile bunu müteakip gebelikle sonuçlanan tohumlama arası süre önemlidir. (Burada önemli olan buzağılamadan sonraki tohumlama değil, buzağılamadan sonra tutan tohumlama yani ineğin gebe kaldığı tohumlama arasında geçen süredir.) Servis dönemi denilen bu dönemin en az 60 gün, en fazla 120 gün olması en iyisidir. Tohumlama sayısının artmasıyla bu dönemin uzunluğu artar. Yılda bir sağlıklı buzağı almak için bu dönem 80-85 gün olmalıdır. Bu uygulama pratikte her zaman mümkün olmadığı için 60-120 günler arası normal kabul edilebilir.
Gerek düvelerde, gerek buzağılama sonrası ineklerde yapılan ilk tohumlamada gebeliğin sağlanması istenir. Tohumlama indeksi denen kriterde; normal koşullarda tohumlama sayısının sürünün bütün hayvanlarındaki ortalaması dikkate alındığında 1,5 ve daha az olması idealdir.( 10 tane hayvan varsa toplam 15 tohumlama yapılması, yani 5 tanesinin dönmesi) 1,8 ve daha üzeri tohumlama sayısı başarısız kabul edilir. Bu sayıyı etkileyen faktörler hayvanın durumuna ve tohum-tohumlamacıya bağlıdır. Sağlıklı koşullarda barındırılan ve dengeli beslenen hayvanlarda, tohumlama esnasında hijyene dikkat ediliyorsa, hormonsal bir düzensizlikte yaşanmıyorsa, tohumlama zamanında yapılmışsa, genellikle döl tutmama problemleriyle karşılaşılmaz. (Başarılı bir gebelikte tohumlamacının payı %30 düzeyindedir). Tohumlama masraflarını en aza indirmek ekonomik kazançtır. Buzağılama aralığının gereksiz şekilde uzaması da ekonomik kayıptır.
Genellikle hayvanların, ölüm dışında herhangi bir nedenle sürüden ayrılmaması istenir. Yani sağlıklı olması esastır. Ürün verdiği dönem (süt-buzağı vs.) ne kadar kısa olursa hayvanın büyütüldüğü dönemdeki masrafları o kadar fazla olur ve yetiştirmenin ekonomik olma özelliği o kadar az olur. Verimli dönemin kısa olması demek büyütme masraflarının yüksek, verimsiz dönemin uzun olması demektir. Ülkemizde normal üretim işletmelerinde bir ineğin 6 kez, damızlıkçı işletmelerde ise 3 kez buzağılaması üretimde kullanma açısından yeterli sayılabilir, işletme şartlarına göre bu sayılar değişebilir. (Şayet sürünün büyütülmesi hedeflenmiyorsa, örneğin sürü yenileme oranı %20 kabul edildiğinde; 10 sağmal ineği bulunan bir işletmecinin her yıl 2 ineğin yaşlılık nedeniyle sürüden ayırması ve yerine yetişen 2 düveyi üretime alması gerekmektedir. )
Hayvancılıkta döl verimiyle ilgili kayıplara uğramamak tamamen yetiştiricinin elindedir. Çünkü yetiştirici hayvanlara sağladığı bakım şartlarını iyileştirdiğinde neredeyse % 85 başarılı olur. Geri kalan kısım zaten hayvanın genlerinden kaynaklanır. Yani kısaca özetlersek döl verimindeki başarı yetiştiricinin başarısına bağlıdır. Döl veriminde; sürü yönetimi, bakım-besleme-barındırma, hastalıklar ve genetik faktörler önemlidir.
Sürü yönetimi denildiğinde akla ilk gelmesi gereken hayvanların numaralanmasıdır. Böylelikle hayvanların numaralarına göre verim ve sağlıklarıyla ilgili bilgiler düzenli olarak toplanarak gerektiğinde kullanılabilir hale getirmek üzere kayıt edilmelidir. İneklerde özellikle kızgınlık döngüsünü izlemek ve yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda müdahale edebilmek için kızgınlık ve tohumlama takvimi kullanmakta büyük yarar vardır. Hayvanların sürekli takibi işletmenin karlılığı için yerine getirilmesi gereken en önemli kuraldır. Böylelikle gereksiz masraflar ve ekonomik kayıplar önlenir yada asgariye iner.
Bununla beraber hayvanların beslenmeleri-barındırılmalarıyla döl ve süt verimi arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Besin madde ihtiyaçları yeterli ve dengeli sağlanmayan, uygun rasyonlarla beslenmeyen sığırlarda üreme sorunlarıyla karşılaşmamak bir mucizedir. Hem hayvanın sağlığı hemde verimi açısından; barındırma ve besleme de büyük önem arz eder. Kapalı ahırlarda yeterli havalandırma ve temizlik şartlarına uymak gerekir. Açık ahırlarda genellikle sağlık problemleriyle karşılaşma riski kapalı ahırlara göre daha düşüktür. Hayvanlarda sağlık problemi olduğu takdirde masraflar artacağı ve verimde azalma olacağı için gelir kaybı artar. Herkesin bildiği gibi bu sorunlar işletmenin ekonomisini bir başka ifadeyle kazancı kötü yönde etkiler. Döl veriminin herhangi bir nedenle aksaması işletme ekonomisini zarara uğratır.
Ayrıca; üreme süreci düzenli olarak 2-4 hafta aralıklarla hastalıklara ve diğer anormalliklere karşı kontrol edilmelidir. Özellikle doğum öncesindeki 6-8. haftalar ile doğumdan sonraki iki aylık dönem hem ana hem buzağı sağlığı için oldukça önemlidir. Bu dönemlerde alınacak tedbirler ileride karşılaşılması muhtemel sıkıntıları giderir. Şayet varsa sorun tespit edilerek kronikleşmeden çözülmesi masrafları azaltır.
Örneğin bir kızgınlığın yanlışlıkla fark edilmemesi sonucunda; yaklaşık 21 gün boşa gidecek, buzağı doğumu gecikecek, süt üretimi normal olsa bile buzağı doğumu gecikeceği için ekonomik olarak kayıp artacaktır. Buna bağlı olarak doğan buzağı ilerdeki verimli dönemine daha geç ulaşacak, yaklaşık 21 gün daha geç buzağılayacak bu dönemde dahi süt kaybı meydana gelecektir.

**********Döl verimi raporunun açıklamasını birliğinizin mühendisinden istemeyi unutmayınız.********

Düve ve İneklerde dikkat edilmesi gereken noktalar kısaca şöyle özetlenebilir;
*. Düveler 15-16 aylık yaşa geldiğinde ilk defa tohumlanmalı,
*. Düvelerde buzağılama kolaylığına dikkat edilmeli ve en uygun spermalarla tohumlanmalı,
*. Buzağıladıktan sonra kızgınlık gösterse bile tohumlama 60. günden önce yapılmamalı,
*. Doğuma en az 45-60 gün kala sağımları bırakılmalı,
*. Gebeliğin son dönemlerinde beslenmelerine özellikle dikkat edilmeli,
*. Kuru dönemde mastitise karşı önlem alınmalı, (sağım bırakıldığında meme içine kuru dönem tüpü sıkılabilir)
*. Dengeli beslenmelerine dikkat edilmeli,
*. Ahırlarda havalandırma ve temizlik sürekli kontrol edilmeli,
*. Kurudaki ineklere sağılanlarla aynı miktarda yem verilmemeli, mümkünse bireysel yemleme yapılmalı, (her ineğe ihtiyacı kadar yem verilmeli)
*. Rasyon değiştirileceği dönemlerde alıştırma uygulanmadan birdenbire değişiklik yapılmamalıdır.
Buzağı ve dana yetiştirmede dikkat edilmesi gereken noktalar;
• Buzağı doğduğunda ağız sütünü içmeli, koruyucu aşıları yapılmalı,
• Doğumdan hemen sonra temiz ve tabanına bol yataklık serilen bölmeye alınmalı,
• mümkünse biberonla emzirilmeli, (45-60 gün arasında süt emmesi yeterlidir)
• 7. günden sonra kaliteli kuru ot yemeye alıştırılmalı,
• Önlerinde sürekli temiz su bulunmalı,
• Varsa boynuzları 15 günlük olana kadar yakılmalı,
• Dengeli ve düzenli beslenmesine dikkat edilmeli,
• Birkaç buzağının bir arada barındırılması durumunda birbirlerini emmeleri engellenmeli, (ağızlık kullanılabilir)
• Hastalıklara karşı aşılamaları yapılmalı,
• Dişi sığırların özellikle 8-9. aylarda beslenmelerine çok dikkat edilmeli, (meme bezleri bu dönemde daha hızlı gelişmeye başladığı için)
• Hava cereyanında bırakılmamalı,
• Güneş ışığının kemik ve kas gelişiminde ve buzağı sağlığında çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

07.04.2006 Halil Özkök - Ziraat Mühendisi

Kaynak:
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri Forum Ana Sayfası -> Hayvansal üretim Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


php Tabanlıdır phpBB © 2001, 2002 phpBB Group · phpBB
3 Tema Karışımı Bir Üründür Edit By Webmaster andyou
Türkçe Çeviri: Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu & Selim Şumlu


  ANASAYFA| DOSYA EKLE| SiTE KURALLARI| KAYITOL |LiNK EKLE | iLETiSiM | Forum Tags Sitemap  Haberler     Tarim.gen.tr  Ziraatci.com  TarimsalHaber Tarimilan  TarimFirmalari   Tar-gel   Tarimsalbilgi     TarimSiteleri  TÜSEDAD BAHCESEL Bartin İNFO PHPTURK Tarimsal.com

Sayfa.com

Sitemiz PHP-Nuke (© 2005) Tabanlidir. PHP-Nuke GPL Lisansli Bir Yazilimdir Copyright © 2007 By andyou