T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri :: Başlığı Görüntüle - Bonsai
T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri
Site içi Arama
Bonsai
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri Forum Ana Sayfası -> Bitkisel Üretim
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:36 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Hastalıklar ve Zararlılar
Bitkiler de insanlar gibidir. Kendilerini ne kadar rahat hissederlerse o kadar az hasta olurlar. Doğal dirençleri onları hastalıklardan ve böceklerden korur. Ancak zayıf hava akışına, yüksek sıcaklıklara veya kötü bakıma (ki bazen önlenemez) maruz kaldıklarında mantarların ya da zararlıların ağına düşmekten kurtulamazlar. Önlem almak (dikkatli olmak ve bakımı iyi yapmak) bonsainiz için en iyi ilaçtır.

Bununla birlikte, bazen en uzman şekilde bakılan bitkiler dahi hastalanabilirler. Aşağıda en çok bilinen bonsai hastalıkları ve zararlılarının bir listesi yer almaktadır. Bu bilgileri kullanarak en erken ve etkili mücadeleyi yapabilirsiniz. Şanslıyız ki doğa ve bitki severler için hastalıklarla organik ve biyolojik yöntemleri kullanarak mücadele etmek artık daha kolay. Çünkü doğal ya da çevre dostu bir çok hazır ilaç kolayca bulunabiliyor.

Toz Küfü (Powdery Mildew)

Yaprakların üstünde meydana gelen bir mantar hastalığıdır. Genelde düşük hava akımından ya da buharlaşmanın mümkün olmadığı akşamın geç saatlerinde bitkiye su püskürtülmesi nedeniyle meydana gelir. Gerçek küf içerisinde çok fazla nitrojen bulunan bir gübreden de kaynaklanabilir. Mümkünse bitkinizi doğal bir antiküf mantar ilacı ile tedavi edin.

Downy Mildew (Çim Küfü)

Yaprakların alt tarafında, üzerinde sarı noktalar bulunan gri bölgeler oluşur. Bonsainin bulunduğu ortamdaki hava sirkülasyonu veya nem oranı iyi değilse ve topraktaki su oranı fazlaysa meydana gelir. Tedavi için bitkiyi daha iyi hava akımının olduğu bir yere yerleştirip kısa süre içerisinde üzerine mantar ilacı sıkın. 1 yemek kaşığı sodyum bikarbonatı (15ml) 2 yemek kaşığı bahçıvan yağı (horticultural oil’in Türkçesi ne olabilir ki) ile birlikte 1 litre suyun içinde eritip her iki tür mantar için de ilaç (püskürterek) olarak kullanabilirsiniz. Bazı bitkiler sprey yapıldıktan sonra hassas (photosensitive sözlüklerde yazmıyor) olabiliyorlar. O yüzden bu receteyi kullanmadan önce fidanlıklara danışın.

Kolorosiz (Chlorosis)

Bonsainizin yapraklarının damarları yeşilken yaprakları sararıyorsa koloroz olumş demektir. Demir eksikliğinden kaynaklanan bu rahatsızlık suya CHELATED demir takviyesi yaparak giderilebilir.

İsli Küf (Sooty Mold)

Özellikle daha yaşlı yapraklarda siyah, is/kuruma benzer bir tortu görülür ve sadece bonsainin bir tarafında oluşur. Bu mantar genellikle yaprak bitleri tarafından saldırıya uğradıktan sonra oluşur. Mantar bu yaprak/bitki bitlerinin salgıladığı sıvının üzerinde gelişir. Bonsainizi bire bir bitkiye sıktığınız bir ilaçla (contact insecticide) tedavi edin.

Kök Çürümesi (Root Rot)

Toprağın dibinde suyun uzun süre kalması veya çok ağır gübreleme nedeniyle meydana gelir. Yaprakların renk kaybetmesine ve dalların kırılmasına yol açar. Kahverengileşmiş veya lapa gibi olmuş sorunlu kökler ve kök lifleri kesilerek alınmalıdır. Köklerin hastalıklı bölgeleri kesildikten sonra bonsainin yeni bir toprağa ekilip sulamasına dikkat edilmelidir. Bunu takip eden birkaç hafta boyunca su miktarının düşürülüp suyu bünyesine almasını sağlayacak köklerin oluşması gerekmektedir. En az 8 hafta boyunca bonsainizi gübrelemeyin. Ayrıca bu iyileşme döneminde bitkiyi direk güneş ışığına maruz bırakmayın.

Pas (Rust)

Mantar türü bir hastalık olan pas hastalığında, yaprakların alt tarafında, turuncu veya kahverengi izler ve hatta kabarcıklar oluşur ve bunlar daha sonra kıvrılıp dökülür. İzler ve kabarcıklar, sıcak-nemli ortamlarda çabucak gelişen Phragmidium mantarından hastalık kapılması nedeniyle meydana gelir. Aşırı potasyum verilmesi pas oluşumunu hızlandırır.

Siyah Nokta (Black Spot)

Siyah nokta bir diğer tehlikeli mantar türüdür ve genellikle yapraklara (Karaağaçları/Elm ise özellikle sever) zarar verir. Yapraklar giderek siyah noktalarla kaplanmaya başlar ve sonunda kıvrılıp büzüşerek düşerler. Önlemeye yönelik olarak genel amaçlı bir mantar ilacı kullanmak genelde siyah noktalarla karşılaşmanızı önler. Eğer bonsainizde bu hastalığı tespit etmişseniz sülfür veya mancozeb (ne demek bilmiyorum) temelli bir ürün işinize yarayacaktır.

Yetersiz Beslenmeden Kaynaklanan Hastalıklar

- Potasyum eksikliği nedeniyle yaprakların kenarları sararıp büzüşerek düşebilir.
- Nitrojen eksikliği fotosentezi engelleyerek yaprakların solmasına ve bitkinin sap kısımlarında kahverengi lekelere neden olabilir.
- Magnezyum eksikliği bitkinin çiçeklenme sürecini etkileyerek çiçeklerin seyrekleşmesine sebep olabilir. Ayrıca yaprakların hafifçe sararmasına da yol açar.
- Fosfor eksikliği de çiçeklenmeyi sınırlandırıp yaprakların (yeşil kalsalar dahi) erkenden dökülmesine sebebiyet verebilir.

Yukarıdaki maddelerin eksikliğinden kaynaklanan tüm hastalıklar doğru ve dengeli bir gübreleme programıyla tedavi edilebilir. Doğru gübreyi kullanmanın önemi de burada ortaya çıkar.

Gübre seçimi, her bir ağacınızın neye ihtiyacı olduğu ve gelişme sürecinin nasıl işlediği konuları hesaba katılarak yapılmalıdır.

Pamukçuk (Canker)

Bir mantar türü hastalıktan çok bakteriyel hastalıktır. Ağaç kabuğunun şişmesi ve CALLOSITY (sertleşme olabilir ama tam tercümesini bulamadım) şeklinde kendini gösterir. Hastalıklı aletler kullanarak yapılan budamalardan sonra ortaya çıkar. Bu da aşılama bıçaklarının veya bahçıvan makaslarının ağızlarının kullanılmadan önce ateşten geçirilmesinin ne kadar akıllıca olduğunu gösterir. Pamukçuğu kontrol edebilmenin tek yolu hastalıklı bölgeyi kesmektir (dalı veya hastalıklı kesimi kesmek). Kestiğiniz bölgeleri kesim macunu sürerek kapatmayı unutmayın ki hem yaraları daha çabuk iyileşsin hem de tekrar aynı yerden mikrop kapmasın. Kesilen bölümü hemen yakmak ve kullanılan aleti temizlemek de çok önemlidir.

Virüs Kaynaklı Hastalıklar

Diğer hastalıklara göre nadiren karşılaştığımız bu hastalıkları durdurmanın tek yolu hastalanmış bölgeyi kesmektir ki böylece diğer ağaçlara da yayılmasını ve bir salgın halini almasını önleyebiliriz.

Bitkiler açısından şüphesiz en tehlikeli virüs kaynaklı hastalık mozaiktir. Mozaik, yapraklardaki yeşil ve sarı çizgiler veya buna benzer şekillerle yaprağın damarları boyunca kendini gösterir ve sonunda yapraklar büzülür, kurur ve düşer.

Zararlı böceklerle yararlı böcekler kullanılarak da başarıyla mücadele edilebilir. Özellikle erken teşhis yapıldığı zaman. Zararlı böceklerin doğal düşmanları olan böcekleri kullanmak bahçe işleri ile uğraşanlar için ilk başta kabul edilmesi zor bir konudur. Fakat zararlılarla mücadelede bu doğal süreci fark ettiklerinde yöntemin etkinliği karşısında ikna olmaktadırlar.

Bu yaklaşımın altında yatan temel felsefe organizmaları kendi arasında kavga ettirmektir. Zararlı böceklerin doğal düşmanlarını kullanarak üremeleri engellenebilir. Ancak bu doğal düşman olmadığı zaman kolayca üreyip ağacınızın sonunu hazırlayabilirler.

Yararlı böcekleri/yırtıcıları kullanırken bilmeniz gereken nokta bunların yiyecekleri (zararlı böcekler) olduğu sürece yaşayacakları, bitince bunların da ortadan kaybolacaklarıdır.

Bu yöntemin işe yaraması için sıcaklık en az 18ºC (64ºF) olmalıdır. Ayrıca bu yöntemin kimyasallarla mücadele etmek kadar hızlı işlemeyeceğini eklememiz gerekiyor. Sabırlı olun, bonsai ile uğraşmak zaten sabır işidir. Şimdi bazı bilinen zararlı böcek türlerini inceleyelim.

Yaprak Bitleri (Aphid)

Genelde yaprakların alt taraflarında ya da yeni çıkan bir tomurcukta bulunurlar. Tam manasıyla bitkilerin hayatını emerek bitirirler. Çoğu zaman kurtulmak için bonsainize bir duş yaptırmak faydalı olacaktır. Eğer işe yaramazsa bonsainizi içerisinde pyrethrum bulunan bir ilaç (örneğin Metasytox) püskürterek ilaçlayın. Eğer doğal düşmanlarını kullanmak istiyorsanız ‘yaprak biti aslanı’ olarak bilinen dantel kanatlı larvalar (Lacewing larvae) kullanarak başarıya ulaşabilirsiniz. Ayrıca sarı not kağıtları (arkası yapıştırıcılı olanlar) uçan yaprak bitlerine karşı etkilidir. Sarı renk böcekleri etkiler ve kağıdın üstüne konan böcekler buraya yapışıp kalır.

Scale (Türkçe uygun bir karşılığını bulamadım)

Küçük, kahverengi bir böcektir ve yaprak altlarında ya da gövde üzerinde tümsek şeklinde bir izmiş gibi görünürler. Çoğunlukla tırnakla ya da bir kürdan yardımıyla yok edilebilir. Ya da metile ispirtoya (methylated spirit) batırılmış bir pamuğu üstlerine ve etraflarına sürebilirsiniz. Faydası olmazsa beklemiş yağ (dormant oil) veya borax ve gazyağı (kerosene) karışımı içeren bir bahçe spreyini püskürtebilirsiniz.

Örümcek Kenesi/Akarı (Spider Mite)

Sararan yaprakları çevreleyen ağlar oluşursa anlayın ki bu böcek ağacınızdadır. Elinizdeki beyaz bir kağıdın üstünde ağacı sallarsanız kağıdın üstüne düşen akarları/keneleri görebilirsiniz. Genelde kırmızı renkli toz ya da paprika (bir çeşit kırmızı renkli toz baharat) gibi görünürler, bazen de kahverengi ya da sarı olabilirler. Bu böcekleri bir büyüteçle de görebilirsiniz ve kurtulmak isterseniz Metasystox (oxydemeton-methyl) veya Pentac (dienochlor) ya da bir akar ilacı kullanabilirsiniz. Örümcek akarları erken fark ederseniz ya da iyileşmelerinden sonra koruyucu amaçlı kullanmak isterseniz, örümcek akarların doğal düşmanı olan yırtıcı akarları (predatory mite) kullanabilirsiniz.

Bahar Kuyruğu (Springtail)

Toprağın içinde veya üstünde yaşarlar. Zıplayarak hareket ederler. Tek bir tanesinin bulunması oldukça yararlı sayılabilir ama çoğaldıkları zaman köklere saldırarak zararlı olurlar. Sadece ıslak toprak içerisinde çoğalırlar ve başa çıkmak için evde kullanılan spreylerden (sıradan böcek ilaçları) yararlanılabilir.

Beyaz Sinek (Whitefly)

Genelde Sageretia, pomegranate ve Hibiscus’larda bulunur. En iyi, taze hava akışının olmadığı ve kuru alanlarda gelişirler. Larva ve yumurtaları genelde yaprakların altlarında saklanır. Bazen yaprakların üstünde sarı serpinti şeklinde lekeler görünür. Doğal düşmanları ichneumon eşekarısıdır (ichneumon wasp). Ayrıca petrol bazlı (oil emulsion’u ben böyle çevirdim) veya direk üstlerine sıkılacak türde diğer böcek ilaçları ile

Un Böceği (Mealy Bug)

Dalların, yeni sürgünlerin ve yaprakların üst kısımlarında duran pamuk toplarına benzerler. Bunların içlerinde küçük böcekler saklanırlar ve mumumsu bir tabakayla kaplı muhafaza içinde yırtıcı böceklerden korunmuş olurlar. Hastalıklı bonsainizi pyrethrum spreyi kullanarak tedavi edebilirsiniz. Bunların doğal düşmanları yoktur.

Kök Un Böcekleri (Root Mealy Bug)

Yaprakların sararmasına ve sıklıkla bonsainin ölümüne sebep olur. Bonsainizi saksısından çıkarıp köklerini incelediğinizde beyaz/gri renkli, pamuk yığınlarına benzeyen şeyler görürseniz ağacınız bu böceklerin saldırısına uğramış demektir. Tedavi için ‘diazinon’ kullanabilirsiniz, eğer durum ağırsa toprağı sulandırılmış ‘Metasystox’ ile sulayabilirsiniz.

Tırtıl (Caterpillar)

Tırtılların birçok türü vardır ve hepsi de yapraklar konusunda acayip iştahlı hayvanlardır. Bonsailerin yapraklarına, kimi zaman tümden yok etmeye varacak kadar ağır saldırılarda bulunurlar.
Bazıları gün ışığında ortaya çıkmadan önce yaprakların altındaki kozalarında saklanırlar. Kendilerini ipeksi ağların içine sardıklarından diğer adları ‘tortrix tırtılı’ (tortrix caterpillar-ne demekse)dır. Bazen de yaprak ve çiçek tomurcuklarında gelişirler.
Tırtılları yok etmek, bazen böcek ilaçlarına dayanıklı olabildiklerinden her zaman kolay olmaz. Gördüğünüz yerde elle toplayıp, yok edin. Yapraklarda uzun süre kalan pudra tipi bir ilaç, bunların yiyerek ilacı almasına neden olacağı için güzel sonuç verebilir. Ağacın tabanına yerleştirilmiş bir miktar yapıştırıcı da bunları yakalamak için yararlı olabilir. Böylece güvelerin sonbahar akşamlarında yapraklara tırmanıp yumurta bırakmalarının da önüne geçilmiş olacaktır.

Böcek Larvaları (Insect Larvae)

Bazı böcekler bonsai toprağıa, özellikle kök sistemine yumurtalarını bırakabilirler. Yumurtadan yeni çıkan larvalar taze köklere fazlasıyla düşkündürler ve büyük bir iştahla bunları silip süpürerek ağacın gelişmesini sekteye uğratırlar. Bu yüzden saksı değişimlerinde gözünüzü açık tutup gördüğünüz böcek larvalarını elinizle yok edin. Ayrıca bunlara karşı HCH türü bir ilaç da kullanabilirsiniz.

Karıncalar (Ant)

Karıncalar birkaç bakımda uğraşması çetin böceklerdir. Yaprak/bitki bitlerine olan düşkünlüklerinden dolayı (bu böceklerin çıkardıkları salgılarla da beslenirler), aslında bu bitleri ‘işledikleri’ söylenebilir. Bitleri bir bitkiden diğerine taşıyıp onları uğurböceği gibi düşmanlarından korurlar. Bu dostlarına ve besinlerine yakın olmak için toprağın içinde köklerin etrafında yuvalar yaparak ve tüneller kazarak kök sistemini perişan ederler. Kurtulmanın tek çaresi kök sistemlerinin süt kısımlarında bunlar için tuzaklar kurmaktır. Eğer kök yumağının içerisinde yuvalanmışlarsa ağacı saksısından çıkarıp köklerini taramak ve görülen yuvaları hemen yok etmek gerekir. Bu şekilde de kolayca ortadan kaldırılabilirler.

Bonsainize yönelik böcek saldırıları ile uğraşırken aklınızda kalması gereken şunları aklınızda tutun: Nerede toprak varsa orada hayat vardır ve Hareket eden herşey tehlikeli değildir. Gün geçtikçe daha dikkatli gözleriniz olacak ve neyin zararlı olup neyin olmadığını anlayabileceksiniz. Bazı ağaç türleri bazı ilaçlara kötü tepki vermektedirler. Bu yüzden ilaç kullanmadan önce uzmanından bilgi alın.

Bir tedaviyi uygulamaya başladığınızda savaşı kazandığınızı düşünüp hemen uygulamayı kesmeyin. Hastalık ya da böceğin etkileri geçse de en azından 2-3 kere daha tedaviye devam edin. Böylece bazı böceklerin arkalarında bıraktıkları yumurtaların da yok olduğundan emin olabilirsiniz.

Bütün böcek ilaçlarının ve diğer kimyasalların üzerlerinin güzelce işaretlenmiş, içerikleri yazılmış olarak şişelerinde, çocukların ve evcil hayvanlarınızın ulaşamayacağı yerlerde saklayın. İlaçların talimatlarını iyice okuyun ve kimyasalları uygularken diğer insanları ve evcil hayvanları ortamdan uzaklaştırın. İyi havalanmış bir ortamda püskürtme yapın. Kendinizi maske ve eldivenle koruyun.

Kaynak:
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!


Çevirenin Notu: Şimdiye kadarki çevirilerim arasında beni en çok zorlayanı bu oldu. Elimden geldiğince düzgün bir çeviri yapmaya çalıştım ancak bazı terimlerin Türkçe karşılıklarını bulmak neredeyse imkansızdı. Özellikle böcek ve hastalık isimlerinde yanlışlıkların olduğunun farkındayım ancak bunların Türk botanik sözlüğündeki doğru karşılıklarını bulacak kadar kaynak ve bilgim yeterli değil. Zaten bu yüzden de özellikle tür ve özel isimlerde parantez içinde makaledeki orijinal kelimelere yer verdim. Bu yanlışlıkları mazur görmeniz dileğiyle. Umarım faydalı olmuştur.

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
REKLAM BOTU

Bu Site Google Adsense ile Gelir Elde Ediyor.Destek icin Reklamlari Ziyaret Ediniz







Tarih: Google Reklamları Veya Bireysel Reklamlar    Mesaj konusu: Sizde Bu Alana Reklam Verebilirsiniz !



Başa dön
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:37 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Böcekler ve Hastalıklar
Bonsai için kullanılan birçok türdeki çalılar ve ağaçlar dikkatlice bakıldığı ve yetişmesi için kendisine doğru çevre sağlandığı sürece nadiren hastalıklara boyun eğerler.

Yetiştirdiğim ağaçların %95’inde karşılaştığım bir şeydir ki, böceklere veya hastalıklara maruz kalan ağaçlarım hep sağlıksız olanlardı. Az veya çok sulama, az veya çok besleme, gelişimi için yetersiz ortam (buna kalitesiz veya sıkı toprak da dahildir), yanlış yere yerleştirme sonucunda ağaç strese girerek hastalıklar ve böceklere karşı daha dayanıksız bir hale gelmektedir.

Böcekler ağaçlara rasgele saldırabilirler ancak siz hangisinin bir anlık dalgınlığınızda bile istilaya maruz kalacağını bilmelisiniz. Sağlıklı, dinç ağaçların saldırıya uğrama ihtimali az olduğu gibi, olası bir saldırıda bu ağaçların hayatta kalma şansı daha fazladır. Sağlıkları bozulmuş veya sorunlu yetişme bölgelerinde bulunan ağaçların özellikle zamanında fark edilip önlem alınmadıysa hayatta kalma şansları daha düşüktür.

Düzenli olarak böcek zehirleri veya mantar önleyicilerle (sprey yardımıyla) ilaçlama yapmak yararlı olabilir ancak ben bunu tavsiye edemeyeceğim. Bu tür ilaçlar düzenli olarak yapraklara püskürtüldüğü zaman ilaç bitkinin özsuyu tarafından sindirilir ve bu yolla bütün ağaca yayılır.

Mantar ve böcekler, ağaca saldırdıkları ve özsuya nüfuz etmeye başladıkları zaman yok edilmeye çalışılır. Bununla birlikte, sistematik tedaviler %100 etkili olamazlar, düzenli olarak püskürterek ilaçlama da (sessiz bir yöntem olmasına rağmen) hem pahalıdır, hem de uzun süreli kullanıldığı için gerekli olduğunda ilacın etkisini azaltabilmesi söz konusudur. Bence en iyisi böcek ve mantar ilaçlarını, ağaçların bunlardan muzdarip olduğunu bildiğimiz belli dönemlerde kullanmaktır.

İLK YARDIM

İlk önce ağacınızın sorunu saptamaya çalışın. Yaprak döktü mü? Yapraklar üzerinde renk bozulması veya delikler var mı? Ağacı ve dal yapısını yakından inceleyip ağacın kendi üzerinde, toprağında ya da saksı çevresinde böcekleri işaret eden bir delil olup olmadığını inceleyin.

İkinci aşamada, hastalık veya böceği tanımladıktan sonra onunla gelecekte de karşılaşmanızı önleyecek şekilde başa çıkabilmek önemlidir. Uğraştığınız hangi ağacın neyin saldırısına uğrayacağını bilseniz bile bazı tırtıl ve yaprak bitlerinin öüne geçmek mümkün olamayabilir.

SARARAN VE DÜŞEN YAPRAKLAR

Yaprakların sararması veya düşmesi 3 farklı sebepten kaynaklanabilir. Bunlar;

Chlorosis: Magnezyum, manganez veya demir minerallerinin eksikliğinden kaynaklanır. Genelde sadece asit seven türleri (örneğin Açelya/Azalea) etkiler. Bu mineralleri içerisinde bulunduran bir sıvı gübreye bütün bahçe merkezlerinden ulaşabilirsiniz. Açelyalar (Azalea) gibi asit seven türler, içinde çabucak emilebilen demir barındıran Miracid ile beslenebilir ve hatta beslenmelidir.

Die-back (Türçeye nasıl çevrilebilir ki?): Sorun chlorosis değilse sararan yapraklar iyice kuruyup dökülecektir. Eğer öyleyse dal yapısının die-back’i (gittikçe yayılan/gerileten ölüm diyelim bari) olabilir.

Die-back sorunu ağaç bir sebeple travma geçirdiğinde gerçekleşir ve ağaç hayatta kalması için o dala ihtiyacı olmadığına karar verdiği dallarını kurutmaya başlar. Genelde bu aşırı veya az sulama neticesinde kök yapısına zarar verildiği zaman olur. Bazı türler (özellikle ev içinde yetişen tropik türler) yerinin değişmesi sebebiyle strese kapılıp yapraklarını kaybedebilirler. (kök çürümesi ve yetersiz sulama bölümlerine bakınız)

Doğal Zarar: Pyracantha/Firethorn ve Ulmus/Elm (Karaağaç) gibi bazı ağaç türleri yeni yaprak üremesini yaparken bir taraftan da aynı kol üzerindeki eski yaprağı da saf dışı bırakırlar. Bu gibi durumlar için dökülen yaprağın yerinden yeni bir sürgünün gelip gelmediğini kontrol edin.

Her dem yeşil ağaçlar (evergreen) yılın belli dönemlerinde eski dal yapılarını düşürüp yerlerine yenilerini yerleştirirler. Eğer iç taraftaki bölümlerdeki yapraklar sararıp dökülüyorsa bu sorun olabilir. Dökülenlerin yerine yenilerin gelmelerini sağlamak için iç taraflara ışık ve enerjinin geldiğinden emin olup en tepedeki üremelerin budama ile önüne geçin. Benzer şekilde budanmadan bırakılan yaprak döken türler de dalların sonunda çıkan yeni sürgünlerin pahasına iç taraftakileri dökebilirler.

YAPRAKLAR, AĞAÇ KABUĞU VE KÖKLER ÜZERİNDE GÖZLE GÖRÜLEN BÖCEKLER

Eğer yapraklar üzerinde gözle görülen böcekler varsa ne olduklarını tesbit edip uygun işlemi uygulayın;

Siyah veya Yeşil Sinek: Her ikisi de yaprak türlerinin bilinen çeşitlerindendir. Ağacın özsuyunu emerek ağacın yavaş yavaş ölmesine (die-back) veya yavaş gelişmesine sebep olurlar. Zaten sağlıksız olan ağaçlara musallat olmaları durumunda ağacınız ölebilir. Yaprak bitleri virüsleri bir ağaçtan diğerine de taşıyabilirler.

Birkaç tanecik yaprak biti, saldırdıkları bir ağaçta kısa sürede çoğalabilirler. Şükür ki tesbit edildikleri zaman mücadele edilmeleri kolaydır. Küçük miktardakilerle yumurtalarını parmaklarınızla ezerek/ovarak başa çıkabilirsiniz. Daha büyük saldırılarda ise herhangi bir böcek ilacını kullanarak sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Sabunlu suyu hastalıklı bölgeye püskürterek de sonuç alabilirsiniz.

Akçaağaç türleri (Acer) bu tür saldırılara en çok maruz kalan türlerdir ve tekrarlayan saldırılar sırasında periyodik olarak böcek ilacı kullanmak faydalı olabilir.

Ayrıca devamlı yaprak bitlerinden etkilendikleri bilinen karıncalar da görüldüğünde önlem alınması gerekir. Çünkü karıncalar genellikle ağaçlara yaprak biti yumurtalarını taşır, onları diğer böceklerden korur ve onları yapışkan salgısıyla beslerler. Karıncaları gördüğünüzde onlarla da mücadeleye başlayın.

Tırtıllar: Yapraklara büyük zararlar verebilirler. Gelişme dönemlerinde yapraklarda delikler bırakabilir ve hatta tüm yaprağı yok edebilirler. Muhteşem kamufle yeteneklerinden dolayı tesbit etmek oldukça zordur. Yaprakları, gövdeyi ve dalların altını yakından inceleyerek yerlerini bulmak ve elle toplamak gerekir. Henüz olgunlaşmamış tırtıllar diğer böceklerden korunmak için açılmamış yaprakların içlerinde saklanabilirler. Üstlerinde kullanacağınız böcek ilaçları nadiren etkili olabilseler de düzenli olarak ilaç kullanımı ile bu sorunun önüne geçilebilir.

Sümüklüböcek ve Salyangozlar: Çok zararlıdırlar ve büyük boyutta alanların yapraksız kalmasına sebep olabilirler. Özellikle sıcak ve nemli akşamlarda yaprakların kenarlarında delikler bırakırlar. Bu tüm yaprağı dalında sıyırıp yemeye kadar gidebilir. En çok bilinen özellikleri ise arkalarında bıraktıkları gümüş renkli izlerdir.

Sümüklüböcek ve salyangozlar baharda derece 10ºC’ye ulaştığında ortaya çıkarlar. Geceleri elle toplayabilir veya onlar için özel olarak üretilmiş olan sıvı veya misket şekline getirilerek kullanılan sümüklüböcek yemleri ile üstesinden gelebilirsiniz.

Guguk kuşu tükürüğü (Cuckoo spit) (çevirisi ilginç ama botanikteki manasını bulamadım): Yaprakların yüzeyindeki beyaz köpük gibi damlacıklar bunun belirtisidir. Köpüklerin içerisinde ‘kurbağa silosu (froghopper)’ olarak bilinen larvalar bulunur ve bunlar yaprak bitlerinde olduğu gibi bitkinin özsuyundan beslenirler. Dolayısıyla yavaş ölümlere (dieback, şu kelimeye uygun bir çeviriyi bulamadım gitti) ve gelişme bozukluklarına sebep olur. Guguk kuşu tükürüğü elle toplanabilir veya böcek ilacıyla yok edilebilir.

Asma Biti/Buğday Biti (Vine weevil): Belki de bonsainin en büyük düşmanıdır. Genelde bitkinin üstünde görülmelerine rağmen asıl olarak yaprakların kenarları ve ortalarında açtıkları çentiklerden tanınabilirler. Bonsaiye çok daha büyük zarar verenleri ise bunların larvalarıdır ki, kök sistemi ile beslenerek sonuçta bitkinin ölümüne neden olurlar. Yetişkin Asma/buğday bitleri 8-10mm uzunluğuna erişebilirler. Vücutları boyunca siyah üzerine beyaz/sarı uzanan şeritler vardır. uçamazlar ancak çok iyi zıplarlar ve ara sıra bitkinin üst taraflarında da rastlanabilir.

Yetişkin Asma/buğday bitlerinin saldırısına uğramış bitkiler sallayarak veya gövdeyi fırçalayarak beslenmekte olan yetişkinler yerinden çıkarılabilir.

Asma/buğday biti larvaları da hemen hemen böyledir. 10mm uzunluğunda, kırmızı kafası olan beyaz yaratıklardır. Larvalar kış boyunca bitkinin kökü ile beslenirler ve bahar öncesi tamamı dişi olan ve yıl boyunca 1000 yumurta yumurtlayabilen yetişkin Asma/buğday bitlerine dönüşmeye başlarlar. Yumurtaları kahverengi küre biçimindedir ve çapı 1mm’den daha küçüktür. Bu yumurtalar bazı fidanlıklarda kullanılan ve toprak içinde zor eriyen, büyüklükleri daha fazla olan gübrelerle karıştırılmamalıdır. Sıcak yaz aylarında yumurtadan çıkan larvalar sonbaharda erişkin hallerine ulaşırlar. Larvaların farkına daha çok bahardaki saksı değişimlerinde veya ağaç köksüzlükten! öldüğü zaman varılır.

Asma/buğday biti larvalarıyla elle yok ederek veya marketlerde pek çeşidi olmayan kimyasallar kullanarak baş edilebilir. Bu kimyasalların en etkilisi, toprağı Asma/buğday bitlerinin yetişkinlerine karşı 1, larvalarına karşı 6 ay boyunca koruyan ‘Bio Provado Asma/Buğday Biti Öldürücü (Bio Provado Vine Weevil Killer)’ isimli ilaçtır.

Pul Böcekleri (Scale insect): Bitkinin öz suyunu emen bu böcekler kendilerini bonsainin arkasına yapıştırıp etraflarını koruyucu bir kabukla çevrelerler. Üzerlerine sıkılacak ilaçlardan, koruyucu kabukları sayesinde etkilenmeyeceklerinden en iyisi elle toplamaktır.

Kırmızı Keneler ya da Örümcekler (Red Spidermite): Çok küçük, öz su ile beslenen böceklerdir. Sıcak ve kuru havalarda ağaçlara - özellikle kozalaklı olanlara- saldırırlar. Çıplak gözle görmek zordur ancak dalların etrafındaki ağlardan tesbit edilebilirler. Üzerlerine sıkılacak ilaçlar sorunu çözebilir ve sıcak, kuru havalarda yapılacak düzenli ilaçlamalar istilayı önleyecektir.

Mantar Sivrisineği/Sineği (Fungus Gnat/Scarid Fly): Bu küçük sinekler içeride yetiştirilen ağaçların etrafında uçarken görülebilirler. Bir sinek olarak sadece biraz rahatsızlık veriyor olsalar da larvaları bonsainin kök sisteminden beslenirler. Bu böcekler çok sulu ve genellikle yosunlu topraklara yerleşirler. Sinekleri böcek ilaçları veya ev sinekleri için kullanılan spreylerle öldürmek basit olsa da esas önemli olan ağacın yerini ve toprağın su tahliyesini iyileştirmek ve de toprağı uzun süre ıslak tutmamaktır.

VİRÜSLER VE MANTARLAR

Virüslerin varlığından, genelde yaprak ve çiçeklerin eğrilip büzülmesi ya da renklerinin bozulması ve ayrıca gelişimlerinin anormal şekilde durması durumlarında söz edilebilir. Tedavide virüs bulaşmış bölge kaldırılmalı, aynı aileden başka ağaçlarla grup halinde dikilmemeli ve her kullanımdan sonra araçlar sterilize edilmelidir.

Küf: Küf, nemli ve iyi havalandırılmamış ortamlarda meydana gelir ve gövdedeki beyaz küf izleriyle kendisini belli eder. Mantar konuk olduğu bitkinin öz suyunu çeker ve kuvvetini kaybetmesine, gelişim bozukluğuna ve ölüme sebebiyet verir.

Mantar tomurcuklarda kışlar ve böylece bahardaki sürgünler hastalıklı doğmuş olurlar. Mantar sporları su yoluyla da yayılabildiklerinden ıslak ve yağmurla zamanlarda çok hızlı şekilde yayılabilirler. Su damlacıkları mantarın yayılmasını sağlarken susuzluk nedeniyle strese girmiş ağaçların hastalığa karşı doğal dirençleri azalır.

Bir kez bulaştı mı mantarlı yaprakları kurtarmak mümkün değildir. Virüslü tomurcuklar ve yapraklar mümkün olduğunca kısa sürede yok edilmeli, sağlıklı dallar mantar ilacıyla ilaçlanarak bir sonraki saldırının önü alınmalıdır.

Pas: Mantar benzeri bir hastalık olup yaprakların alt taraflarında artan kahve veya turuncu alanların (bu alanlar bazen yaprakların üst tarafından da seçilebilir) oluşmasına neden olur. Genelde Kayın (Beech) ve Huş (Birch) türlerinde rastlanır. Pas, sadece çirkin görünüme yol açmakla kalmaz bitkinin güçten düşmesine de sebebiyet verir. Küf gibi Pas’ta da hastalıklı yaprakları kopartıp, mantar ilacı kullanmak ve iyi bir havalandırma bitkinin hastalıktan kurtulmasını önleyecektir.

Çin Karaağaçlarındaki (Chinese Elm) Siyah Noktalar: Karaağaçlar yapraklarında oluşan 1mm çapındaki siyah noktalara maruz kalabilirler. Bunun sonucunda yapraklar sararır ve düşer. Bu siyah nokta olarak bilinen virüsten kaynaklanır.

Küf ve Pas’ta olduğu gibi önce hastalıklı yaprak kopartılıp hastalığın yayılması önlenmelidir. Sporların bütün bitkiyi sarmasını önlemek için su püskürtmekten ve bitkiyi sürekli yağmurda tutmaktan kaçınmalıdır. Son olarak, sağlıklı dallar ve yapraklar mantar ilacıyla ilaçlanmalıdır.


Kaynak:
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!



Çevirenin Notu: Arkadaşlar bu makalelerdeki hastalık, böcek ve diğer bazı botanik terimlerini bulmak neredeyse imkansız oluyor.O yüzden doğruluğundan şüphe ettiğiniz ya da Türkçe karşılığının benim yazdığım gibi olmadığını bildiğiniz kelimeleri siz de araştırabilir ve doğrularını bana gönderebilirsiniz. Zaten bu şüpheli çevirileri genelde parantez içerisinde verdim. Eğer sizden bu terimlerin doğru olanları gelirse makaleyi değiştirebilirim. Umarım herkesin işine yarayacak bir çalışma olur.

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:38 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Göknar (Abies sp.)
Soğuk ortamları tercih eden yaprak dökmeyen ağaç cinsidir. Doğada 25 metreye kadar büyüyebilen piramidimsi ağaçlardır.


Işık:
Az ışığa ihtiyaçları vardır.

Isı:
Soğuk iklimleri sevdikleri için fazla sıcak ortamları sevmezler ama ısıya karşı toleransları vardır.

Sulama:
Genelde az sulamayı tercih ederler. Çok sulama, az sulamadan daha ölümcüldür.

Gübreleme:
İlkbahar ve sonbaharda yapılmalı. 3 haftada bir yapılması tercih edilebilir. Az asitli toprakları tercih ettiklerinden gübrenin içeriğine dikkat edilmeli.

Saksı Değiştirme:
Köknarlar saksılara alıştırılmalıdır. Bu yüzden de ilk dikimi büyük saksıda yapıp, sergileme sırasında küçük saksıya alınmalıdır. İlkbahar veya sonbahar aylarında saksıları değiştirilebilir ve bu her iki yılda bir yapılmalıdır. Kuru toprağı sevdiği için sıvı geçirgenliği yüksek olan toprak karışımları tercih edilebilir.

Form Verme:
Yeni sürgünler çimdikleme yöntemi (yeni çıkan yaprakların parmaklar veya cımbız yardımı ile bitkiye zarar vermeden koparılıp kısaltılması) budanmalı. Tel ile sarma için en iyi zaman ilkbahardır. Çok yönlü büyüme gösterebildiği için her türlü yöntem kullanılabilir.

Yayılım ve Üreme:
Tohumlar, kökler veya kesim ile

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:38 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Çiçek açan Akçaağaç (Abutilon sp.)
Genel olarak ev içi ağaçlarıdır, çiçek açan Akağaçlar, normal Akağaçların yetiştirilmesi mümkün olmayan sıcak iklimlerde yetiştirmek için idealdir.

Akağaç yapraklarına benzeyen 7-8 cm. büyüklüğünde yapraklara sahiptir. Nadiren bonsai olarak yetiştirilirler ama fiziksel yapıları nedeni ile uygundurlar ve çan biçimindeki çiçekleri nedeni ile de tercih edilebilirler.



Işık:
Güneşten hoşlanırlar. Gün içerisinde en az 4 saat doğrudan güneş alabilecekleri bir yerde durmalılar.

Isı:
Sıcak hava bitkisi olduğu için oda içerisinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Gün içinde 17- 22 °C istese de 10-12 ° C ısı aralığındaki serin geceleri tercih eder.

Sulama:
Nemli ortamları ve toprağı tercih eder.

Gübreleme:
Ev içi gübresi ile ayda bir.

Saksı Değiştirme:
Sıradan saksı toprağı kullanılarak saksılar değiştirilebilir.

Form Verme:
Genelde budama ile yapılır, tel pek işe yaramaz.

Üreme:
Tohumlarla veya ilkbaharda yapılan budamalar ile.

Zararlılar:
Örümcek keneler, yaprakbiti.

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:40 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Bonsai'de Budamanın Rolü Nedir?
Kaynak:
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!



Bonsai’de budamanın rolü nedir? Bonsaimi ne zaman ve ne kadar budamalıyım?

Budama, bonsainin biçimini korumak (ya da doğru biçimi elde etmek için büyümesini şekillendirmek) ve sürgünlerin gelişimini teşvik etmek için gereklidir. Bazı bitkiler, ne kadar hassas olursa olsunlar budamaya doğal olarak iyi yanıt verirken, diğer bitkiler için toparlanmak, özellikle de budama yılın yanlış mevsiminde uygulanmışsa, oldukça zordur. Doğru budama için, bonsainizin türünü bulmanız ve eski ve yeni sürgünler için hangi budama zamanının uygun olduğunu araştırmanız gerekmektedir. Genel olarak tek yıllık sürgünler, bonsainin şeklinin korunması için, büyüme mevsiminde budanırken, çok yıllık sürgünlerin (odunlaşmış gövdelerin) budaması sonbaharın ortalarında yapılır.

Özellikle ardıç ve sedir gibi herdem yeşil kozalaklı ağaçların bonsailerinde, bonsai budamanın ana şekillerinden biri “elle uç alma” dır. Bu, gür yapraklanmayı arttırmak ve daha ağaca benzer bonsai görünümü elde etmek için, bonsainin genel biçimine uymayan yeni sürgünlerin ya da tepe noktasından çıkarak bonsainin görünümünü bozan sürgünlerin parmakla alınmasıdır. Bunu yapmak için, yeni büyümeye başlayan kısmı parmaklarınızın arasına alın ve dalı diğer elinizle tutarken, işaret parmağınızla bükerek çıkartın. Bu yöntem, filizleri makasla budamaktan daha iyidir. Çünkü, makasla budama, geride doğal olmayan bir görüntü ve yapraklarda çirkin bir kahverengileşme bırakır. Akçaağaç, çin karaağacı ve muşmula gibi yaprak döken ağaçlar için, makasla budama en iyisidir. Dışa doğru taşan ya obur dalları budarken, sürgünleri bir sonraki yaprak çiftinin hemen üzerinden budayın, ama yaprakları kesmeyin.

Bonsaide yaprak budama (yaprak döktürme olarak da bilinir), ficus ya da akçaağaç gibi bir çok yaprak döken ağaçlarda ve tropikal bitkilerde, yaprak boyunu küçültmek, kötü görünen yaprakları temizlemek ve iki dönemlik büyümeyi bir döneme sığdırarak büyümeyi hızlandırmak için kullanılır. Akçaağaç gibi ağaçlar için bu, sonbaharın daha canlı geçeceği anlamını taşır. Bu budama işlemi, yazın ortalarında, ağaç yapraklarının %60-90’ının kesilmesi, üstte sadece ağacın enerjisini koruyacak kadar yaprak bırakılmasıyla gerçekleştirilir. Yaprakları iyi bir makasla, hemen yaprağın arkasından keserek çıkartın. Sonraki birkaç hafta, bitkinizi iyi koşullarda tutun ve yeterli su almasını sağlayın.

Bu tür budamaların sadece belirli türdeki bitkiler için yapılabileceğini unutmayın
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:42 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Söğüt Suyu (Willow Water)
Geçtiğimiz kış, daha önceden de duyduğum ancak uygulamaya vakit bulamadığım bir tekniği denemeye karar verdim. Teknik, söğütten kesilen parçaların suyun içerisinde birkaç hafta bekletilerek, ağaçlarda kök oluşumuna yardım edecek ve zayıf ağaçların üzerindeki stres yükünü azaltacak olan bir su üretme işlemiydi. Bu teknik, şu anda ticari olarak bulabildiğimiz köklendirici hormonların olmadığı dönemlerde üretim amaçlı olarak kullanılıyordu.

Söğüt (Salix türleri) yılın herhangi bir döneminde 12-15 mm. kalınlığındaki dallarından kesilecek parçaları suya koyduğunuzda birkaç hafta içinde kolayca kök vermesi ile bilinir. Hemen hemen bütün kesilmiş dallar kendiliğinden kök vereceğinden, kesilen bölümlere köklendirme hormonu uygulamaya da gerek yoktur
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

Bu basit teknik bu kesim sürecinden elde edilen parçalarla hazırlanan suyun, kesik parçalar, daldan köklendirme (air-layer) işleminde, yamadori (toplanmış ağaçlar) ve kök sistemleri zayıf olan ağaçlarda kullanılması temeline dayanıyor.

Söğüt Suyunun Arkasındaki Teori

Suyla karıştırılmış Aspirin uzun zamandan beri kesilmiş çiçeklerin yaşam süresini uzatmak ve ağaçlardan yapılan kesimlerin tutma yüzdesini arttırmak için kullanılmakta. Aspirinin doğal bir pıhtılaşmayı önleyici, yani sıvıların katılaşmasını önleyen bir yapısı var. Ayrıca aspirin bazılarınca kan incelten özelliği ile de bilinir. Aspirinin bitkiler üzerinde de benzer etkileri görünüyor. Ağacın kesilmiş/yaralanmış kısmında veya kökünde pıhtılaşmayı önleyerek, o bölgeye ağacın özsuyunun ulaşabilmesini ve dolayısıyla kendi kendini iyileştirmesini sağlama yeteneğine de sahip.

İlginç olansa Aspirin doğal olarak Söğüt ağacının kabuğunda da bulunan Salicylic asitten elde edilmiştir. Köklenmeyi teşvik eden, içindeki başka kimyasallar da olabilir ancak ilk sebep salicylic asitmiş gibi görünüyor.

Salicylic asidin yaraların kapatılmasını sağlayan Abscisic asidin üretimini engellediği yönünde kanıtlar da mevcut. Abscisic asit bütün bitkiler tarafından kesilmelerine verdikleri ani tepkiyle ürettikleri ve yaralarının acilen kapatılmasını sağlayan bir stres hormonudur.

İşte burada esas noktaya geliyoruz. Söğütten kesilen parçalar suya bazı kimyasallar salarak köklenmelerini sağlar. Biz de bu suyu diğer bitkilerin köklenmesini teşvik etmek amacıyla kullanabiliriz.

İŞE YARIYOR MU?

Konuya halen şüpheyle yanaşarak, Mor Söğütten (Salix purpurea-Purple Willow) kestiğim 50 kadar ince parçayı bir kova suyun içine koydum ve orada 4 hafta boyunca bıraktım. Bütün kesilmiş parçalar köklenmeye başladığında dikkat ettim ki su jelimsi bir kıvama gelmişti ve parmaklarımda kaygan bir kalıntı bırakıyordu.

Söğütlerin suyun alt taraflarında kalan taraflarının (özellikle kesilmiş olan uç kısımları) şeffaf jel gibi bir maddeyle kaplandığını ve pamuksu bir görünüm aldığını gördüm.

Bu karışımı geçen kış topladığım Alıç ve Meşelerimi sulamak için kullandım. Şimdiye kadar topladığım ağaçları hayatta tutma oranımın en iyisini bu yöntemle yakaladım ve 20’yi geçkin ağaçtan sadece 2’sini kaybettim. Hayatta kalan ağaçlar da önceki yıllardakilere göre daha güçlü ve dinç görünüyorlardı.

Bu tabii ki başka unsurlarla da alakalı olabilir. Belki benim toplama yeteneğim gelişti, daha iyi bakım uyguladım, toprakları daha iyiydi veya bu kış hava doğadan ağaç toplamak için daha uygundu.

Bununla birlikte görüşüm artık değişmişti ve söğüt suyunu daldan köklendirmede de (air-layer) kullandım. Geride kalan 6 yıl boyunca bahçemdeki Acer Palmatum’larımın (bir Akçaağaç türü) dallarından köklendirme yaparım. Köklenme oranı hep %100’dü ve ne zaman köklenmeye başlayacaklarını dalların kalınlığından söyleyebilirim artık (1-1,5cm kalınlığındaki dallarda 7 haftada, 2,5cm olanlarda 5 haftada). Bu sene daldan köklendirme işleminde kullanacağım sphagnum yosununu (sphagnum moss-bir yosun türü) sulamak için söğüt suyunu denedim. Köklenmenin hepsinde bir hafta kadar daha erken gerçekleştiğini ve eskiye göre çok daha güçlü olduğunu gördüm ki, bu köklenen kısımların kesilerek ana gövdeden daha erken çıkarılabileceği demekti.

Ayrıca bu sene aynı tekniği (air-layer) uyguladığım Prunus incisa (sanırım bir çeşit kiraz veya erik ağacı türü) ve Alıçlarımın da daha verimli ve dinç olduklarını gözlemledim.

Tek çekincem daldan köklendirmeler sonrasında köklerin sadece kesilen bölgede değil de daha geniş bir alanda çıkması oldu ki bu da ileride yapılacak nebari’nin (ağacın kökünün üst taraflarının toprağın dışında bırakılması tekniği) kökler erken bir vakitte şekle sokulmazsa daha az düzgün olması demekti.

Daldan köklendirmelerde kullandığım söğüt suyu, Ağlayan söğüt (Salix babylonica-Weeping Willow) ve Kedi/Keçi Söğütü (Salix caprea-Pussy/Goat Willow) türlerinindi. Bu türlerin arasında bariz bir fark göremedim. Sanırım söğüt suyunun gücü, tamamen suya konulacak dalların sayısı ve kalınlığıyla suyun miktarı arasındaki orantıya bağlı.

Söğüt Suyunun Asitliği Konusu

Saf (çok yoğun) Salycylic asit suya tam manasıyla doyurulursa Ph değeri 2.4 olacaktır ki bu değerde bir asidite bütün yaşam formlarına zararlı olacaktır. Ancak Söğüt suyunun içerisinde bulunan Salycilic asidin miktarı, normalde kullanılan suyun Ph değerini değiştirecek yeteneğe sahip değildir.

Sonuçta;

Söğüt suyunun bitkilerde köklenmeyi teşvik ettiği gibi bilimsel bir iddiam yok sadece duyduğum bir şeyi kanıtlamaya çalıştım. Gördüğüm kadarıyla da bu karışım bitkilerin (ağaçların) köklenme yeteneğini ve benim başarı oranlarımı yükseltti.

Bununla birlikte bu sihirli köklenme uygulamasıyla ilgili şüphemi belirteyim ki Söğüt suyu diğer teknikler doğru şekilde uygulanırsa işe yarayacaktır. Bir kesme (cutting) ya da daldan köklendirme (air-layer) doğru şekilde yapılmadıysa veya yanlış bir dönemde yapıldıysa Söğüt suyu bitkinin köklenmesi için yeterli etkiyi yapamayacaktır.

Kaynak:
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

Çeviri: Erkan Aktaşgül

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:43 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Yaprak Azaltma
Yapraksızlaştırma (defoliationu karşılayan tam Türkçe kelime bu, kulağa pek de hoş gelmediğinin farkındayım) çeviri veya kesme işlemleri her yıl yaprak döken (deciduous) ve geniş yapraklı (broadleaf) bonsailerin yapraklarını yazın azaltma/kaldırma tekniğidir.

Bu teknik bonsainin ikinci bir ‘yalancı’ bahar yaşamasını ve tekrar yaprak üretmesini sağlar. Böylece, yerine gelen yeni yaprakların daha dallanıp budaklanmış bir yapıda, yoğunluklarının daha yüksek, yaprak boyutlarının ve saplarının ufalmış olmasına yardım ettiği gibi enfes Sonbahar renkleri de meydana getirir.

Yaprak Azaltmayla İlgili Bir Uyarı

Bir çok bonsai heveslisi yapraksızlaştırma işlemini ilkin hem estetik olarak hem de bahçecilik esasları açısından hazır olmayan ağaçlar üstünde uygulamaya kalkarlar. Bu yüzden yapraksızlaştırma tekniklerinin detayına geçmeden önce, üzerinde bu işlem uygulanacak olan ağacın sağlıklı ve dinç olması gerektiğini belirtmemiz lazım. Yapraksızlaştırma işlemi bitkiyi zayıflatıcı ve güçsüzleştirici bir etki yaptığından dolayı sadece bu süreçte kendisini toparlayabilecek güce sahip ağaçlarda uygulanmalıdır. Son zamanlarda saksısı değiştirildiğinden, hastalıktan, şekil vermekten veya ağır şekilde budandığından zayıflık belirtisi gösteren ağaçlar bu işe uygun değildir.

Bilinmeli ki yeterince dinç olmayan bir bonsaiyi yapraksızlaştırmak, onun takatinin sınırlarını zorlayan bir işlem olabileceğinden dal yapılarının bazı kısımlarında ölümlere (die-back) sebebiyet verebilir.
Bir diğer nokta da bunun sadece ‘bitmiş’ bonsailerde uygulanmasının gerektiğidir. Yapraksızlaştırılacak ağacın gövdesi ile birinci, ikinci ve üçüncü aşamadaki dallarının oluşmuş olması gerekir. Dal ve gövdesinin gelişmesi gereken bir ağaçta yapılan söz konusu işlem bu bölümlerdeki büyüme hızının birden düşmesine sebep olur.

Değişik ağaç türleri yapraksızlaştırma işlemine değişik tepkiler verirler. Kimisi toptan yapraksızlaştırma işlemine çabucak ve kuvvetli bir şekilde (bazılarında aynı yıl içinde birden fazla bile uygulanabilir) cevap verirken kimisi sadece kısmi yapraksızlaştırmayı kaldırabilir.

Tümden Yapraksızlaştırma (Total Defoliation)

Yapraksızlaştırmanın en çok bilinen yolu her bir yaprağı tek tek makasla kesmek ve geride sadece yaprak saplarını bırakmaktır. Bu işlem, yaprak kolları (leaf-axil) üzerindeki yeni tomurcuklar uzayıp geliştiği ve açıldığı için ağacın gelişmesine katkıda bulunur. Yeni yapraklar büyümeye başlayınca yaprak sapları kuruyarak düşerler.

Ağacı yapraksızlaştırdıktan sonra özellikle iç ve alt taraftaki tomurcuklanmayı teşvik etmek için iyi ışık alan bir yere yerleştirin. Unutmayın, yaprakları olmayan bir bonsainin su ihtiyacı da azalacaktır.
Yeni yapraklar 3-6 hafta arasında (işlemin zamanına, ağacın kuvvetine ve türüne göre) görünmeye başlarlar. Bu yeni yapraklar hem daha küçük olacaklar hem de sayıları fazlalaşacaktır. (Bundan sonraki cümlede back bud diye bir terim kullanılmış ki anlamını çözemedim ama sanırım ‘Dinç ağaçların bu işlem sonrasında tomurcuklanma sürecine destekleyici olacağını’ söylüyor. Ne yapayım ingilizcem bu kadarına yetiyor J)

Yapraksızlaştırmanın tam zamanı ağaçtan ağaca değişiklik gösterir. Yalnız genel olarak işlem, baharda büyüyen yapraklar gelişip sertleşince yapılabilir (yapraklar bahardaki renklerini kaybedip sert bir görüntü aldıklarında). Ağaç türlerine göre değişen daha detaylı yapraksızlaştırma takvimi makalenin sonunda verilecektir.

Yapraksızlaştırmadan hemen sonra ağaç bahardan o yana ilk defa ‘kel’ kaldığı için dal yapısı üzerinde çalışmak da mümkündür. Budama, tel bağlama ve yaprak döken ağaçları şekle sokmak için uygun bir zamandır.

Kısmi Yapraksızlaştırma (Partial Defoliation)

Kısmi yapraksızlaştırma daha nazik ve bazı ağaç türleri için de daha uygun bir işlemdir. Geniş yapraklar gelişme mevsiminden yaz sonuna kadar artan şekilde yok edilir, bu büyük olanlar daha küçükleri ile daha yavaş yer değiştirmiş olurlar.

Kısmi yapraksızlaştırmanın birkaç ek faydası vardır. Yaprak yok etmenin ağaçta yarattığı stres birkaç hafta veya aya yayılmış olur. En geniş yapraklar ağacın en kuvvetli, en tepedeki alanlarında (dalların uç tarafları) bulunurlar ve bunların olmaması ışığın daha zayıf, içte kalan ve alt taraftaki dallara ulaşmasını sağlar. Bir manada kısmi yapraksızlaştırma çok dinç alanları güçsüzleştirerek daha zayıf, alçaktaki alanların kuvvet kazanmasında da kullanılabilir.

Yapraksızlaştırma Tekniğine Uygun Ağaçlar

Aşağıdaki listenin tam bir liste olmadığını biliyorum, mutlaka bu işlemin uygulanacağı başka türler de vardır. Ancak uzman bir kimse tarafından bu liste dışındaki bir ağaç özellikle tavsiye edilmemiş ise o ağacın vereceği tepkiyi ölçebilmek için, üzerinde önce sınırlı düzeyde ‘kısmi yapraksızlaştırma’ tekniğini uygulamanızı ısrarla tavsiye ederim.

Yapraksızlaştırma normalde İngiltere’de yaz ortasında yapılabilir, yalnız bazı türler Mayısın sonlarında daha iyi tepki verirler. Bir kısmı ise Haziran ortasında. Şunu da ekleyeyim, yaşadığınız yerdeki iklim şartları ve gelişme mevsiminin uzunluğu gibi unsurlar bu işlem için en uygun zamanın tespitinde etkilidir.

Mayıs Ayında Yapraksızlaştırılacak Türler

Crataegus Türleri Hawthorn (Akdiken, Alıç):
Mayıs ayında tümden yapraksızlaştırma yapılabilir ama geniş yapraklı olanlarda kısmi uygulamaya daha elverişlidir.

Fagus sylvatica, Avrupa Kayını:
Mayıs ayında geniş yapraklarını kısmi olarak azaltın. Tümden azaltmalarda başarı oranı değişebilir ancak önerilmez.

Quercus robur, Avrupa/İngiliz Meşesi:
Sadece çok kuvvetli olanlarında tümden yapraksızlaştırma uygulayın, zayıf olanları daha azına uygundur. Geniş yapraklı bölümleri için kısmi uygulama daha iyi olacaktır.

Sageretia theezans:
Tümden yapraksızlaştırma Haziran öncesinde çok dinç olanlarında uygulanabilir. İkincisi ise yaz ortasından sonraki dönemde.

Ligustrum sp./Privets:
Tümden yapraksızlaştırma Haziran öncesinde çok dinç olanlarında uygulanabilir. İkincisi ise yaz ortasından sonraki dönemde.

Ulmus türü ağaçlar, Çayır Karaağacı (Field Elm):
Tümden yapraksızlaştırma Mayıs ayında, ayrıca üçüncü aşamada yer alan ince dalların kalınlaşmasını önler. Çünkü bu kalınlaşma Çayır Karaağaçları için (özellikle mame ve shonin boyutundaki ağaçlarda) bir soruna neden olabilir.

Ulmus parvifolia, Çin Karaağacı (Chinese Elm):
Mayıs başında tümden yapraksızlaştırma yapılabileceği gibi, eğer ağaç yeterince dinç ise yaz ortasından sonra ikinci bir tümden yapraksızlaştırma uygulanabilir. Kısa saplı olanlarla ve mame boyutundaki bonsailerle uğraşırken yaprakları makas yerine parmaklarınızla kopartsanız daha iyi olur. Yaprakları dal yönünde çekerek yeni tomurcuklara ve dallara zarar vermemiş olursunuz.


Haziran Ayında Yapraksızlaştırılacak Türler

Acer Palmatum, Japon Akçaağacı ya da Beş Kollu Yaprakları Olan Akçaağaç türü (Japanese Maple):
Haziran’da yapılacak tümden yapraksızlaştırma hem oluşacak dal yapıları hem de yaprak boyutlarının küçülmesi açısından mükemmel olacaktır. Kısmi yapraksızlaştırma daha zayıf olan kırmızı yapraklı Akçaağaçlar için daha uygundur.

Acer buergerianum, ya da Üç Kollu Yaprakları Olan Akçaağaç türü (Trident Maple):
Yeterince dinç olan ağaçlarda yılda iki kez tümden yapraksızlaştırma yapılabilir.

Carpinus Gürgeni (Hornbeam):
Tümden yapraksızlaştırma sadece sağlıklı ağaçlara uygulanabilir. Aksi taktirde sadece kısmi uygulama yapılmalıdır.

Küpeçiçeği Türleri:
Yeterince dinç olan ağaçlarda yılda iki kez tümden yapraksızlaştırma yapılabilir.

Malus Crab Elması (Malus Crab Apples):
Tümden veya kısmi yapraksızlaştırma.

Zelkova serrata Zelkova:
Kısmi yapraksızlaştırma bütün yerlerinde yapılabilir ama en zayıf dallarda uygulansa daha iyi olacaktır.


Kaynak:
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:44 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Informal Upright stil nasıl verilir?
Yaprak döken ( Deciduous) ağaçların bonsailerine "tam düz olmayan" (Informal Upright) şekli vermek


Diğer yazılarımızdan da bilindiği üzere kalın gövdeli bir bonsai yetiştirilmek isteniyorsa öncelikle ağacın yerde veya saksıda serbestçe gelişmesine izin verilmelidir.

Birkaç yıl ağacın gövdesinin kalınlaşması beklendikten sonra gövdede bir incelme olmayacak ve ağaç estetikten yoksun bir görüntü alacaktır.

Bu tür ağaçları sivrileştirerek görüntülerine hareket kazandırmanın birkaç yolu vardır. Bu makalede genelde Japonların yetiştirme alanlarında rastlanan ve myogi ya da tam düz olmayan gövde şeklinin verilmesini sağlayan metodu inceleyeceğiz. İncelenecek yöntem doğadan veya bir fidancıdan alınmış, boyu bonsaiye uymayacak kadar uzun olan ağaçların boyunu kısaltmak amacıyla uygulanabilir.

Umarım makale okuyuculara ağaçlarına sivrilik veya hareket kazandırmalarında ya da dal sayısını arttırmalarında yardımcı olur.

Bu yöntem sadece yapaklı ağaçlar için tasarlanmış olsa da bazı prensipleri kozalaklı türler için de geçerlidir.
Bonsaide ideal olanı, ağacın, gövde çapının 6 katı uzunluğunda olmasıdır. Bu ağacın çapı 3”(3inç), öyleyse ideal uzunluğu da 18 inç olmalı. Eğer daha uzun bir bonsai isteniyorsa, bu yöntemi uygulamadan önce ağacın bir süre daha gelişmesine izin verilmelidir. Gövde bir kez kesildiği zaman yukarısında kalan bölüm gelişip gövdenin kalınlığına ulaşmasına kadar çok yavaş şekilde kalınlaşabilir. (Biraz karışık oldu ama şu denmek isteniyor: Ağacı bir kez kestiniz mi onun ortalama yüksekliğini de tayin etmiş olursunuz, dolayısıyla kesmeden önce nasıl bir ağaç istediğinizi iyi hesaplayın. Ağacı niye kesmemiz gerektiğini aşağıda detaylı olarak anlatacağız zaten)

Sonuçta bu ağacın bitmiş halinin 18 inç olmasını istiyoruz. Ağaçtaki ilk dalın da ağacın yüksekliğinin 3’te 1’inden çıkması gerektiğine göre, ilk dal ağacın ilk 6 inç'inden sonra çıkmalıdır.

Düz kesim ağaçta nem kaybını azaltır ve potansiyel bir ölümü engeller. Bu yüzden yeni bir sürgün verene ve bunlardan birisi yeni ‘lider’ olarak seçilene kadar çapraz bir kesi yapılması (bazıları önerse de) tavsiye edilmez. Bütün kesilerde olduğu gibi orası kesim macunu ile kapatılmalıdır

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:44 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

Budama
Budamayla bir bonsainin sağlıklı ve güzel görünümlü olması nasıl sağlanır?

Giriş

Aslında budama doğada çok sık rastlanan bir olgudur: Bitkilerle beslenen hayvanların yiyecek araştırmaları sırasında, kuvvetli rüzgarlar, şiddetli yağmurlar, karın ağırlığı vb. gibi bir çok sebeple bitkiler doğal ortamlarında kırılır/bölünür ve bir çok durumda da bu ağaçların yararlarınadır çünkü böylece zayıf parçaları saf dışı bırakılmış olur.

Aynı şekilde bir bonsai meraklısı da ağacını yetiştirmek için çeşitli şekillerde budamalar yapmak zorundadır. Budama sadece her sezon gelişimi kontrol altına almak ya da istenilen şekli vermek için değil bonsainin farklı alanlarının kuvvetini arttırmak, hasta veya ölü parçaları atmak ya da kök yumağını keserek ağacın işini kolaylaştırmak için de yapılır.

Ne Zaman Budamalı?

Kabaca budama için uygun zamanın ilkbahar ile sonbahar arasındaki süre olduğu, kış mevsiminin ise en kötü zaman olduğu söylenebilir. Bu, ağaç sağlıklı olduğunda buna dayanamaz demek değildir. Aslında meyveli ağaçlarda, bitkileri çiçeklerle veya meyvelerle dolu oldukları bir zamanda budamak, ürün alınacaksa tabii ki iyi bir fikir değildir.

Bununla birlikte, bir bonsai yetiştiricisinin ürünün miktarı ile ilgili olarak endişelenmesine gerek yoktur. O yüzden ekonomimizi değil de ağaç için en uygun ne zamansa o zaman budama yapmak daha akla uygun bir durumdur.

Bundan başka, çiçek ve meyve veren bir ağacın görüntüsü etkileyici de olsa, ağaç temel şeklini alana kadar meyve üretmesine izin verilmemelidir. Böylece ağacın meyve vererek gereksiz enerji harcaması ve boyutlarının istenilenden küçük kalması önlenmiş olur.

Peki kışın yapılacak budamanın ne zararı olur?

Bu dönemde ağaç uyuklama/dinlenme (dormant) dönemindedir ve yaraların iyileşmesini sağlayacak olan öz suyu içerisinde daha yavaş şekilde dolaşmaktadır. Kış ortasında yapılacak ciddi bir kesim sonrasında oluşacak yara ilkbahara kadar tam olarak iyileşemeyecek ve bu süre içerisinde mantar ve bakterilerin saldırılarına daha açık olacaktır.

Budama Şekilleri

Şekillendirme Budaması:
Sadece bir kere, ağaç gençken yapılan oldukça sert bir budamadır. Ağacın temel şekli bu budama ile, ana dalı bırakarak ya da ileride bir fayda sağlamayacaksa o da kesilerek verilir. Bu tip bir budama fidanlıklardan veya doğadan alınmış bitkiler için önemlidir ve istenmeyen yerlerde çıkmış dallar için uygulanır. Tohumdan veya küçük kesimlerden üretilen bonsailer için bu tip bir budama aslında gerekli değildir. Çünkü küçük bir ağaç üzerinde yapılacak şekillendirmenin temel olarak aşamalı ve yumuşak olması gerekir.

Bakım Budaması:
Şekillenen ana dallar üstünde her yıl veya iki yılda bir yapılması gereken budamadır. Bu budamayla ağaca ‘cila’ çekerken, ikinci aşamadaki dalların (secondary branches) istenen incelikte başka dallar vermelerine yardımcı oluruz. Bu yolla olağanüstü şekiller ortaya çıkarmasak da yaprakların yavaş yavaş boyutlarını küçültmüş oluruz.

Bonsailer (aslında tüm bitkiler), beslenmek için belirli miktarda yaprağa ihtiyaç duyarlar. Eğer az dal varsa buna eşdeğerde az yaprak olacak ve son gelen yapraklar da daha büyük olacaktır. Tam tersine de, ağacın bol miktarda dallanmasına izin vererek yaprakların sayılarını arttırmış ve her yaprak için gereken alanı azaltmış (yani yaprakların büyüklüklerini azaltmış) olacağız.

Çimdikleme:
Dalların gelişimini kontrol edebilmek için yeni filizleri koparmaya çimdikleme diyoruz. Yeni filizler çok hassas olduğundan bir çok durumda bu işlem parmaklarla yapılır.

Bu çimdikleme işlemi, bitkiye daha iyi veya kötü bir şekil vermemiz hususunda çok büyük öneme sahiptir. Aklınızda bulunması gereken bir konu da, aktif olduğu dönemde bir bitki asla büyümeyi durdurmayacaktır. Ayrıca biz ona istediğimiz şekli verdikten sonra onun büyümesini durdurabileceğimiz düşüncesi de sadece ütopyadan ibarettir. Bazı türler, saksıda olmasına rağmen eğer bir müdahalede bulunmazsak büyüme döneminde bir metreden daha uzun sürgünler bile verebilirler.

Genel kural olarak yeni çıkan filizlerden iki yaprak kalana kadar çimdiklenebilir. Bir başka önemli konu da; bonsainin gelişimini kontrol altında tutmalıyız ama asla durdurmamalıyız. Yeni filizleri tamamen ve tekraren kesmek bonsaiyi öldürmek için en kesin ve en etkili yoldur. Her yaprağın normal olarak 1 veya 2 yıllık (herdem yeşillerde/evergreen dahi) bir yaşam devri (life cycle) vardır ki zamanla bunlar ölür ve düşer. Eğer yenisiyle değiştirilecek bir yaprak yoksa ağaç besinini alamayacaktır.

Dikkate Alınması Gerekenler

Bonsai sabit bir nesne değildir, zamanla boyutları değişecektir.

Bir filizi çimdiklerken o parçanın yaşarken bıraktığımız son yaprağının yönüne dikkat etmeliyiz. Oradan birkaç gün içerisinde ileride dal olmak üzere bir tomurcuk patlayacaktır. Yeni çıkan tomurcuk o yönde ilerlemeye devam edecektir. Budama yaparak şekil verme süreci yeterince kolaydır aslında. Eğer tomurcuğun gelişeceği yönden memnun değilsek daha uzaktan–örneğin filizde 3 yaprak bırakarak- ya da daha yakından -istediğimiz yönde ilerleyen 1 yaprak bırakarak - budama yapabiliriz.

Kozalaklı ağaçları, örneğin çamları, çimdiklemek daha basittir. Tomurcuk uzayana kadar beklenir, daha sonra candle (normalde mum ama kozalaklı ağaçlarda tomurcuktan sonraki aşama için kullanılıyor sanırım) yeni ibreler vermeye başladığında parmaklarımızla candle’ı keseriz ve ufak yaprakları incitmemeye özen gösteririz. Filizin en azından üçte birini yerinde bırakırız. Bu aşamada ellerinizi kullanmanızı tavsiye ederiz çünkü makas veya benzeri bir aletle filizdeki ibrelere zarar vermek, hatta kırmak pek mümkündür.

Bir filizi çimdiklerken ya da dalı budarken üstünde çalıştığımız ağaçlar hakkında bilinçli hareket etmeliyiz. Mesela bazı ağaçlarda budadığımız dalın hemen az aşağısındaki bölümde de kuruma olur. Bu yüzden esas istenilen yerin biraz üstünden kesmek gerekebilir.

Budama vasıtasıyla ağacın gelişim hızını dengelemiş oluruz. Ağacın üst tarafındaki en kuvvetli filizlerle aynı zamanda, alt dallardaki en zayıfları keserek bir tarafın diğerinden daha hızlı gelişmesini önleyerek ağacımıza uygun bir üniforma giydirmiş oluruz.

Direk olarak yukarıya doğru büyüyen bir dal çok kuvvetli bir daldır, o yüzden bir çok durumda onu ortadan kaldırmak uygundur. Aynı şekilde, aşağıya doğru gelişen bir dal da çok zayıftır ve onu da budamak gerekecektir.

Ağacın kıvrımlarının dış tarafında gelişen dalların uzamasına izin verilmelidir çünkü iç tarafta gelişen dallar estetik olarak o kadar etkileyici değildir, doğal görünmezler ve birçoğunu budamak uygundur.

Ayrıca direk karşıya doğru ya da diğer dalların içine doğru gelişen dallar da çoğu zaman estetik kaygılarla yok edilebilir.

Gövdeden veya bir başka dalda aynı yükseklikte/yerlerde yetişen birden fazla dal radioes of wheel (bir deyim olabilir. Ne manaya geldiğini bulamadım) benzeri bir şekil oluştururlar ki bu o bölgede bir şişkinlikle sonuçlanır. Bu şeklideki dallardan, aynı yerde sadece 2-3 tanesini bırakmanızı tavsiye ederim.

Belirli bir orandan daha kalın dalları budarken gövdede içe doğru hafif bir çukur bırakmanızı sağlayacak aletler kullanmanız daha iyi olacaktır. Böylece ağacın salgıladığı iyileşmeyi sağlayan sıvı bu boşluğu dolduracak ve göze hoş görünmeyen bir tümsek ortaya çıkmayacaktır.

Kötü yapılmış bir budamanın sonucunda ya da çürümüş bir dal koptuğunda ağaçta oluşan derin çukurları kapatmakta ağaç bazen yetersiz kalabilir. Bu durumlarda o çukuru kimi sert materyallerle -örneğin çimento (cement - macun, tutkal anlamları da var)- doldurmak ağacın o boşluğu doldurması açısından faydalı olabilir.

Büyük yaralarda kapama macunu (sealing paste) kullanmanız tavsiye edilir. Bu, yara kapanana kadar herhangi bir hastalığa tutulmasına engel olur. Bu kapama macunlarının birçok türü ve markası olmasına rağmen kendi macunumuzu da yapabiliriz, örneğin mumla.

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
maydanoz
Site Admin
Site Admin
$username

Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 355

MesajTarih: Çrş Mar 14, 2007 3:46 pm    Mesaj konusu: Re: Bonsai Alıntıyla Cevap Ver

bonzai malzemeleri

Kedi kumu (Bonsai toprağı olarak kullanma)
Akadama, Turface ve Seramis bonsai’nizi dikebileceğiniz en iyi inorganik toprak karışımları arasında. Maalesef, eğer özelliklede çok fazla ağacınız varsa bu topraklar hem bulması güç hem de pahalı. Yeni başlayanlar içinse sadece 1-2 saksıya koymak içinde büyük ve pahalı bir torba toprak almak gereksiz. Temel olarak bu toprak karışımları küçük topaklar veya tanecikler oluşturması için yakılmış veya ısıtılmış kil parçacıklarından oluşur ki bunlar suyu çok iyi tutarlar ve sonra da süzerek verirler ki bu da bonsai’nizin yetişmesi için ideal olanıdır.

Bazı kedi kumu ürünleri tam olarak yanmış kil parçacıklarıdır. Son 10 yıldır kedi kumu olarak yapılmış kil taneleri kullanan, gönüllü ve bilgili bir akademisyen 6 ay önce beni bununla tanıştırdı. Şaşkınlığıma karşın, yaptığım kısmi uygulama bunun Akadama ve Seramis’e tercih edilebilecek mükemmel bir malzeme olduğunu kanıtladı. İngiltere’de “Premium Lightweight” diye adlandırılan ve bulması çok kolay olan Tescos marka ürünü kesinlikle tavsiye edebilirim. Şüphesiz bonsai toprağı olarak kullanılabilecek başka markalar da vardır, ancak Tescos benim denediğim ve dolayısıyla önerebileceğim tek marka.

Ben şimdi bu ürünü hiçbir yanetki olmaksızın kendi bonsai’mde çelikleme, air-layering ve yamadori (toplama ağaçlar) da kullanıyorum.

“Premium Light” birçok ağaç için tek başına, veya ardıç, çam ve diğer daha kuru toprak isteyen ağaçlar için eşit miktarda iri taneli kumla karıştırılarak kullanılabilir.

İNGİLTERE DIŞINDAKİ YERLER

İngiltere dışında, bu işe uygun alternatif marka bulmak için, çeşitli ürünleri deneyip test etmeniz gerekiyor. Çok az kedi kumu markasının paketinin arkasında içindekiler yazılı olduğu için, bu zor olabilir.

Kağıt, ağaç yongası veya kil (çamaşırcı toprağı) gibi maddeler içeren ürünleri ıslandıklarında kabardıkları için kullanmaktan sakının.
Ayrıca yanmamış kil parçacıkları içerme ihtimali yüksek olan ucuz kil ürünlerini kullanmaktanda sakının. Yanmamış kil parçacıkları ıslandığında şişerek bir araya gelip kümeler oluşturur ve kuruduğunda da ufalanır. Bu yığınlar çökerken ve kalığlaşırken ağacınızın köküne büyük zarar verir ve kökün çürümesine sebep olur. Düzgün sulama hemen hemen imkansızlaşır.
En önemli nokta aldığınız kedi kumu kil taneciklerinin zaman içinde değişmeden yapılarını korumalarıdır.

Yeni bir ürünün yapısını koruma yeteneğini test etmek için,

önce suyla ıslatın ve taneciklerin çöküp çökmediğini kontrol edin.
Sonra ıslak tanecikleri birkaç günlüğüne dondurucuya koyun ve çıkarıp buzu çözündüğünde tanecik yapısını koruyup korumadığına bakın. Parçalara ayrılan hiçbir ürünü kullanmayın.
Islakken veya donmuşken parmaklar arasında ayırmanın mümkün olmaması, kullanmakta olduğum “Premium Lightweight” in taneciklerinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Son olarak eğer herhangi bir şüpheniz varsa, granülleri önce çelikleme ve yeni fide ekiminde kullanın, ki bunlar (çelik veya fide) toprakta kötü bir durum varsa daha çabuk reaksiyon verir ve bunların kaybını atlatmak yetişmiş bir bonsai’nizin kaybını atlatmaktan daha kolay olur.
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

PARFÜMLÜ KEDİ KUMU

Çoğu kedi kumu parfümlüdür; ama bu parfümler suyla temas ettiğinde çabucak kayboldukları için hiçbir problem yaratmazlar. Eğer şüphe ederseniz, kullanmadan bir hafta önceden sulamak hepsini değilse de çoğunu çıkarır.

Bazı ürünler kokuların tesirini yok etmesi için sodyum bikarbonat içerir. Sodyum bikarbonat toprakta herhangi bir parfümden daha kalıcıdır. Bununla birlikte, yaptığım araştırmalar gösteriyor ki sodyum bikarbonat güllerde ve alıç, yaban elması gibi diğer gülgiller ailesi üyelerinde küflere karşı mantar öldürücü ilaç olarak da kullanılıyor.

Cornell Üniversitesi araştırmalarına göre, testlerdeki sodyum bikarbonat’ın yol açtığı tek bitki hasarı, yüksek konsantrasyonda sodyum bikarbonatla yapraklar speylenirse bazı yeşil yapraklı bitkilerin yaprakları yanıyor.

Ayrıca Cornell testleri gösteriyor ki, sodyum bikarbonat bitki dokusundaki, topraktaki veya sulama suyundaki sodyum seviyesini yükseltmiyor.

Sodyum bikarbonat alkali bir madde ama kedi kumunda toprağın pH’ını (asiditesini) etkilemek için çok düşük miktarda vardır. Ayrıca, anladığım, sodyum bikarbonat asitleri nötralize etmesine rağmen alkaliniteyi yükseltmiyor. Bununla beraber, herhangi bir kedi kumunu ilk kez kullanacağınızda pH’ını ölçmenizi tavsiye ederim. Tescos “Premium Lightweight” kedi kumunda benim yaptığım testler nötr (pH=7) gösteriyor.


SONUÇ

Kedi kumu kullanma imkanı, bonsai için diğer inorganik topraklara oranla daha düşük fiyatla, mükemmel ve kolay elde edilebilir bir toprak ortam şansını sağlıyor. Tescos “Premium Lightweight” benim ağaçlarımda mükemmel sonuç verdi. Bununla birlikte, bu ürün deneyimime dayalıdır ve İngiltere dışındaki uygun alternatif toprak bulmayı uman okuyucuların çok dikkatli olması gerekir.


Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!

_________________
Bu panodaki bağlantıları yalnızca kayıtlı kullanıcılar görebilir!
Hemen kayıt olun veya hesabınıza giriş yapın!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    T@rim Bilgi Servisi-Tarim Gonulluleri Forum Ana Sayfası -> Bitkisel Üretim Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
3. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


php Tabanlıdır phpBB © 2001, 2002 phpBB Group · phpBB
3 Tema Karışımı Bir Üründür Edit By Webmaster andyou
Türkçe Çeviri: Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu & Selim Şumlu


  ANASAYFA| DOSYA EKLE| SiTE KURALLARI| KAYITOL |LiNK EKLE | iLETiSiM | Forum Tags Sitemap  Haberler     Tarim.gen.tr  Ziraatci.com  TarimsalHaber Tarimilan  TarimFirmalari   Tar-gel   Tarimsalbilgi     TarimSiteleri  TÜSEDAD BAHCESEL Bartin İNFO PHPTURK Tarimsal.com

Sayfa.com

Sitemiz PHP-Nuke (© 2005) Tabanlidir. PHP-Nuke GPL Lisansli Bir Yazilimdir Copyright © 2007 By andyou